İçeriğe geç

Sorun Cevaplayalım – 1


Huriser Delitay
Özel Eğitim Öğretmeni
Instagram: @huriser_ogretmen


Oğlum hiç huyu değilken kardeşine saldırmaya başladı. Sanki ağlamasından zevk alıyor. Bana vurunca ağlar gibi yaparsam hemen ağlamaya başlıyor. Bu davranışı nasıl karşılamalıyım?

Oğlunuz bu davranışı ağlama sesini duymak amacıyla yapıyor gibi görünmüyor. Öyle olsa başka kişilere de aynı şekilde davranması gerekiyor çünkü. Kardeşinin yaşı da sanırım oldukça küçük. Bu da şöyle bir durum yaratıyor genelde (kendi öğrencilerimden de bu süreci yaşayanlar olduğu için belirtmek istedim). Siz ister istemez küçük çocuğunuzun da ihtiyaçlarını karşılamak için onunla da ilgileniyorsunuz. Bu sefer ilginiz bölünüyor. Sonra kardeşine zarar verdiğinde onunla da otomatik olarak ilgilenmiş, yanına gitmiş oluyorsunuz. Bazen çocuklarımız bu ilgi paylaşımını kaldıramadığı için ilgi toplamak amacıyla problem davranışa, kardeşle kavga etmeye, ona zarar vermeye, oyuncağını almaya çalışıyor ya da bu yönde bazı girişimlerde bulunuyorlar. Bir nevi kıskanma durumu devreye giriyor burada.

O yüzden mümkün olduğu kadar üç kişilik zamanlar yaşamalısınız. Kardeşi ile birlikte üç kişilik oyunlar, üç kişilik kitap okuma, masal anlatma etkinlikleri gibi. Kardeşi ile kendisine eşit mesafede durduğunuzu belli etmelisiniz.

Bir de çocuklarınıza özel zamanlar da ayırmalısınız. Örneğin, siz küçük çocuğunuzla ilgilenirken varsa evdeki başka bir yetişkin de büyük çocuğunuzla ilgilensin. Sonra rolleri değişin. O zaman ona ait olmalı ve hiçbir şey o zamanı bölmemeli. Kaliteli ve etkileşime dayalı vakit geçirmelisiniz.

Benim oğlum 5 buçuk yaşında. Yapma dediğim şeyleri inadıma yapıyor, yapmasını istediklerimi ise yapmıyor. Çok inat, konuşabildiği halde konuşmuyor, ben kon deyip kafa sallıyor, inadını nasıl kırabilirim, ağlamayı silah olarak kullanıyor.

Aslında sorunuzun içinde cevabı da vermişsiniz.  Evet çocuğunuz bu davranışı bir silah olarak kullanmayı öğrenmiş maalesef.

Şimdi “ayrımlı pekiştirme” ile ilgili bir araştırma yapmanızı istiyorum. Temel olarak olumsuz davranışı görmeyip; olumlu davranışı pekiştirmek anlamına geliyor bu pekiştirme yöntemi.

İnadını kırabilmek için sizin çok kararlı olmanız ve geri adım atmamanız gerekiyor. Bunu unutmayın. Geri adım attığınız her denemede onun kararlılığı biraz daha artıyor çünkü.

Konuşma konusunda da mecbur bırakmanızı öneririm. Yani konuşmaya mecbur kalacağı ortamlar yaratmalısınız. Fakat bu ortamları yaratırken çocuğunuzu çok fazla zorlamamalı ve inatlaşmaya dönüştürmemelisiniz.

Oğlum 8 yaşında, holoprozensefali ve otizm tanısı var. Konuşma var ama dili iletişim aracı olarak kullanmıyor. Sürekli aynı kelime ya da sesleri tekrarlıyor ve tekrarlatıyor. Ne yapabilirim? Bir de kafasına koyduğu bir şeyi yapmasına izin vermeyince bütün sesiyle ağlıyor, nasıl sakinleştirebilirim?

Holoprozensefali düzeyinizin ve buna yönelik hasarın derecesini belirtmemişsiniz. O nedenle biraz genel bilgi vermiş gibi olacağım kusura bakmayın.

Sürekli aynı sesleri çıkarması ve sizden duymak istemesi, biraz işitsel uyarılma ihtiyacından kaynaklı olabilir. Öyle durumlarda sevdiği SÖZSÜZ müziklerden dinletelim lütfen bir süre.

Dili iletişim aracı olarak kullanabilmesi için, SÖZ ÖNCESİ İLETİŞİM BECERİLERİ dediğimiz jest ve diğer etkileşim başlatma becerilerini kazanmalı.

Ağlama konusunda da görmezden gelme uygulamanızı öneririm. Muhtemelen deneme yanılma yolu ile, öğrendiği bu davranışı yaptığında ikincil kazançlar elde etti. Yani ağlayınca sussun diye istediğini vermek/ yapmak ya da istemediği durumdan kurtulmak gibi kazançlar elde etmiş olabilir.

Ağlama durumunda eğer solunum ya da başka metabolik bir rahatsızlığa yol açmayacaksa lütfen ilgilenmeyelim. O ortamda çocuğunuz sanki YOK gibi davranın.

İlk günlerde çok yoğun ve çok kararlı şekilde ağlayacaktır. Biz bu sürece sönme patlaması adını veriyoruz. Davranış önce artıp çeşitleniyor; daha sonra ise çocuk bu davranışın ilgi çekmek ya da istediğini yaptırmak için işe yaramadığını anladığında bu davranışı yapmayı biranda bırakıyor.

Bu süreçte çok sabırlı, çok kararlı, duygusal anlamda çok dayanıklı olmalısınız. Çünkü daha fazla ağlayacak. Bir iki hafta kadar dayanırsanız ve evdeki herkes aynı şekilde tutarlı davranırsa, kısa sürede çözeceğinizi düşünüyorum.

Ağlama bittiğinde çocuğunuzla yeniden ilgilenebilirsiniz. Ancak onun ağladığı şeyi yapmak anlamına gelmiyor bu. Bu detayı unutmayın. Çünkü yine elde ettiğini düşünecek. Bu konuya dikkat edelim lütfen.

Çocuğum sokakta parkta hiç arkasına bakmadan koşuyor, bizden uzaklaşmak onu tedirgin etmiyor.

Kaçma, ayrılma, uzaklaşma gibi davranışlar için öncelikle bekleme davranışının bir miktar gelişmiş olması ve çocuğunuzun bazı yönergeleri anlayabilmesi (dur, bekle, yürü, gel, git…vb) gerekmekte. Bu durumu çözmek için iki önerim olacak size.

Çoçuğunuzun duyu bütünleme problemi olabilir. Genellikle kontrolsüz koşan çocuklarda bu duruma sık rastlıyoruz. Uzman bir duyu terapistinden değerlendirme almanızı öneririm.

Onun dışında yurt dışından getirtebileceğiniz ebeveyn- çocuk kelepçesi denen bir materyal var. Ondan edinebilirsiniz. İkiniz de bu aparatı bileğinize takacaksınız ve kontrollü şekilde sizden en fazla 2 metre kadar uzaklaşabilecek. Bu duruma alıştığında ve bahsettiğim yönergeleri öğrettiğinizde artık bu materyale gerek kalmadan da, yan yana ya da el ele yürüyebilir hale gelebilirsiniz diye düşünüyorum.

Oğlum 17 yaşında asperger tanılı. Sinirlendiği zaman daha önce yaşamış olduğu öfkesini hatırlıyor, daha fazla sinirleniyor, kendine vurmaya başlıyor. Öfke kontrolü ile ilgili ne çalışabiliriz?

Ergenlik döneminde olan bir oğlunuz var malum. Şimdi bu dönemde öfke nöbetleri çok karşılaştığımız bir durum. Asperger olduğuna göre alıcı dili ve algıları oldukça iyi durumda olmalı. Size bu konuda “sosyal öykü” tekniğini öneririm. Bu gibi davranışların kontrol altına alınmasında, yaş kriteri aranmaksızın oldukça etkili olan bir yöntem. Ancak bunu daha sonra birlikte hazırlamamız gerekecektir. Çünkü formüle dayalı bir hikayelendirme şekli var ve çocuğunuzun kendi fotoğrafları lazım.

Bu teknik dışında, eski olaylar dediğiniz şeylerin bitmemiş kısımlarını halletmeye çalışın lütfen. O konuya dair halledilemeyen şeyler öfkelendiriyor muhtemelen. Aklına takılan kısım ile ilgili başarısızlık, tartışma ya da bir eksiklik, yeniden öfkeye neden oluyor olabilir.

Öfke kontrolüne ilişkin olarak, evin ya da odasının bir köşesini rahatlama köşesi yapın. Kendine vurmak yerine bir yastığa vurabilir, o köşede onu rahatlatan bir etkinlik (kulaklıkla müzik dinlemek gibi) yapabilir o an. Ya da nefes egzersizi çalışmalarını öğretebilirsiniz kendi kendini rahatlatabilmesi için.

Oğlum 4 yasinda atipik. Göz teması var, isme bakma var, komutları güzel alıyor. Ufak tefek takıntıları oluyor, zamanla değişiyor. Net bir kelimesi yok, tekrar etmiyor, sadece sinirlendiğinde, istediğini yapmadığımızda birşeyler söylemeye çalışıyor, anne – baba – hayır vs gibi. Haftada 3 saat bireysel ders artı tam gün kreşe gidiyor 2,5 senedir.

Kelimeler az da olsa çıkıyorsa, demek ki oğlunuzda dil gelişimi belirli bir düzeye gelmiş. Şimdi size düşen artık çıkardığı her seste, her beden dilinde onun dediğini yapmamak. Sanırım siz o kadar çok anlıyorsunuz ki oğlunuzun konuşmasına gerek kalmıyor. Çocuğunuz eğer ihtiyaç duymazsa zaten dili kullanmaz, bu aslında çok normal bir tepki ona göre. Dil girdisi vermeye benzetmelerle başlayın. Su istediğinde “pu, du, mu, hüp” gibi şeyler de söylese, ilk etapta suyu verin ve doğru model olup “su” deyin. Her şeyi, her eylemi, girişimi, nesneyi, oyuncağı böyle yapmalısınız. Zamanla olayı anlayıp konuşmanın da bir iletişim yolu olduğunu anlayacaktır. Sabırlı olmalısınız. Biraz ağlayacak çünkü beyefendi ilk etapta 🙂

guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments