İçeriğe geç

Kitap Önerisi: Otizmli Beyin – Temple Grandin


Hilal Bulut Araz
Instagram: @psikologhilall



Hayatımızda bizi etkileyen ve zaman zaman örnek aldığımız insanlar olmuştur. Kiminin başarı hikâyesi bize ilham verirken, kiminin de hayat mücadelesi bizi etkilemiştir. İnsanlar farklıdır ve bu farklılıklar bize ilham veren kaynaklar doğurur. Bu ay sizin için “Otizmli Beyin” kitabını seçmiştim. Yazarı Temple Grandin. Tanımayanlar için kısaca Temple Grandin’den bahsetmek istiyorum.

Sağlıklı bir bebek olarak dünyaya gelen Grandin, 1947 yılında doğdu. Sürekli ağlama krizleri yaşadı ve 2,5 yaşına gelmesine rağmen hala konuşamadığı için ailesi tarafından doktora götürüldü. Bu hikâye bize de bir yerlerden tanıdık geliyor değil mi? Evet tahmin ettiğiniz gibi doktorlar Grandin’e 2 yaşındayken beyin hasarı yaşadığını söyleyerek otizm teşhisi koydu. Hatta o günün şartlarında diğer otizmli çocuklarla birlikte bir bakım evine kapatılması gerektiği söylendi. Fakat ailesi doktorların sözlerini dinlemedi. Temple Grandin’in hikayesi, 1950’li yılların otizmi hakkında günümüze bilgi vermektedir. Otizmli bir bilim insanı olarak ünlü olan Temple Grandin şimdi, Colaroda Devlet Üniversitesi’nde profesördür. 

Neden Otizmli Beyin’i Okumalıyız?

Otizm, çok geniş bir alandır.  Otizmli Profesör Temple, bu alanda yaptığı çalışmalarla önemli bir konuma sahiptir. Bu konumda olması onun otizmli çocuklar, onların aileleri ve herkes için örnektir. “Otizmli Beyin” adlı kitap ise otizmi bizzat yaşayarak yazdığı için, bu konu üzerine yazılmış en anlamlı kitaplardan birisidir.

Kitap biyografi türünde olduğundan, geçmişten günümüze otizm tarihi hakkındaki gelişmeleri inceleme imkânı sağlamaktadır. “Otizm Beyin” ilişkisini bizzat otizmli profesörün anlatımıyla yazılmış olması da kitabı daha cazip hale getiriyor.

Otizmden bahsederken, eksiklikler üzerinde çalışmayı tercih ediyoruz. Ancak eksik olan şeylere odaklanma, otomatik tepkilere sebep oluyor ve insanlar bazen otizmli bireylerin güçlü yanlarını gözden kaçırıyor. Grandin‘in otizmli çocuğa sahip olan ailelere ve eğitmenlere verdiği en güzel tavsiye, birçok otizmli çocuğun çizim yapmada ve bilgisayar programlamada oldukça yetenekli olduğudur. Bizim otizmden dolayı şansızlık olarak gördüğümüz birçok yönü Temple Grandin fırsata dönüştürerek bize otizmli beyin ile normal beynin çalışma farklılıklarını bilimsel olarak açıklamaktadır. Grandin’e ait şu söz “Aklım görüntüler için Google gibi çalışır. Sen bir anahtar kelime girersin; o fotoğrafı getirir.” onun otizmi nasıl bir avantaja dönüştürdüğünün kanıtı olmuştur.

Otizmi anlamlandırmak ve kabul etmek de otizmli bireyi tanıma ve sevme sürecinde yürüdüğümüz bir yoldur.  Bu kitap bize, otizmli beyin nasıl çalışır sorusuna uzaktan bakma imkânı sunmuştur. Doğru iletişim kurmakla ve önümüzdeki alternatifleri görme ve değerlendirmeyle otizmli bireylerde başarıyı artırma şansımızın da çok daha yüksek olduğuna inanıyorum.

Temple Grandin’e ait “Thinking In Pictures And Other Repost From My Life With Autism” yani  Türkçeye  “Resimlerle Düşünmek” olarak çevirisi yapılan kitabını da mutlaka incelemenizi tavsiye ederim.

Sevgilerimle Mutlu Kalın .

Hilal Bulut Araz

Beyaz Koza Özel Eğitim’den Nesrin hanımın da bu kitap ile ilgili yorumlarını paylaşıyoruz.

Nesrin BİLKAN

Beyaz Koza Özel Eğitim Okulu – Kurucu Temsilcisi

Instagram: @beyazkoza_egitim

Otizmli Beyin kitabında, “Resimlerle Düşünmek” eserinin yazarı Temple Grandin, beyninin yapısal olarak gösterdiği farklılıkların kendisini nasıl etkilediğini anlatıyor. Kitabı  ilk kez iki yıl önce (2018) okuduğumda çok bilimsel gelmişti. Normal beyin hakkında bilgimin kısıtlı olması, kitabı tam olarak anlamamı engellemişti.  DEHB ve beyin konulu bir eğitime katıldıktan sonra yeniden okudum ve bu sefer bilimsel süreçleri daha rahat anladım. Kitabı okuyacakların normal beyin yapısı ile ilgili az da olsa bilgiye sahip olması, kitabın anlaşılmasını kolaylaştıracaktır. Ayrıca duyularla ilgili de ön bilgi gerektiğini belirtmeliyim.

Kitabın adı Otizmli Beyin olsa da, kitabın bölüm başlıklarında ve içinde otistik kelimesi kullanılmış. Kitap iki bölümden oluşuyor: Birinci bölüm “Otistik Beyin”. Bu bölüm de dört başlığa ayrılmış.

  • Otizmin Anlamı
  • Otistik Beyne Işık Tutmak
  • Otistik Beynin Dizilimi
  • Saklambaç

 “Otistik Beyni Yeniden Düşünmek” başlıklı ikinci bölüm de;

  • Etiketlere Bağımlı Kalmamak
  • Kendi Güçlü Yanlarını Bilmek
  • Resimlerle Yeniden Düşünmek
  • Kenarlardan Ana Görüşe

olmak üzere dört bölüm yer alıyor.

1947 doğumlu Temple Grandin, doğduğu yıl “otizm” tanımının henüz dört yaşında olmasının, kendisi için bir avantaj olduğunu söylüyor. Annesinin hazırladığı yoğun eğitim programı nedeniyle, otistik dünyasına dönmeye fırsat bulamaması, otizmle baş etmesinde önemli bir etken olmuş. “Otizmin Anlamı” başlığında, hem kendi sürecini hem de otizme bakış sürecini anlatıyor.

1987 yılında çekilen beyin filminde, beyninin asitmetrik olduğunu fark ettiği zamandan son zamanlara kadar, beynine yapılan tıbbi müdahaleleri anlattığı, “Otistik Beyne Işık Tutmak” başlığı altında, beyin yapısındaki farklılıkların, otistik davranışları nasıl etkilediğini anlatıyor. Özellikle amigdalasının büyük olmasının korkulara neden olduğunu söylüyor. Burada sebep sonuç ilişkisi açısından baktığımızda amigdalası büyük olduğu için mi otistik davranışlar var, yoksa otistik davranışlar olduğu için mi amigdala büyük bunu bilmiyoruz. Ama yazar, bu anatomik farklılığı bilmesinin kendisini rahatlattığını söylüyor. Bu bölümdeki tıbbi açıklamalar okumayı zorlaştırıyor, aynı durum DNA ile ilgili bilgilerin yer aldığı, “Otistik Beynin Dizilimi” başlıklı bölüm için de geçerli. Saklambaç başlığı altında da yaşanılan duyusal problemlere yer verirken, Donna Williams, Carly Fleischmann gibi otizmli bireylerden de örnekler veriyor.

İkinci Bölümün ilk başlığı “Etiketlere Bağımlı Kalmamak” başlığı altında, beyinciğinin küçük olduğunu, bunun da kendisini nasıl etkilediğini anlatıyor. Beyinciğim küçük olduğu için kayak yapamıyorum ile otistik olduğum için kayak yapamıyorum, cümlelerinin farklı olduğunu söylese de, ben bunun ne fark yarattığını pek anlayamadım. Sonuç itibariyle kayak yapamıyor ve kayak yapmak hayati bir şey değil.

“Kendi Güçlü Yanlarımızı Bilmek” başlığı altında otizmli bireyin yapamadıklarına değil, yapabildiklerine odaklanılması gerektiğini söylüyor. Bu herkes için geçerli bir prensip, başardıkça daha çok yapmak isteriz. Beynimiz başarısızlık yaşayacağı durumları yeniden denemek istemez. “Resimlerle Yeniden Düşünmek” başlığı altında çok detaylı bir şekilde resimlerle nasıl düşündüğünü anlatmış. Bu kadar ayrıntılı anlatılması okumayı zorlaştırıyor. Bu başlıktan “Resimlerle düşünen bir beyne bir kelime söylediğinizde, o kelimeyle ilgili bir sürü görüntü geliyorsa, az kelimeyle mi konuşmak gerekiyor?” sorusunu akla getirse de, cevabını bulamıyorsunuz kitapta.

“Kenarlardan Ana Görüşe” başlığı altında da pes etmemek gerektiğini, eğitim ve iş ortamlarının nasıl olması gerektiğini anlatıyor.

Temple Grandin, otizm dendiğinde akla ilk gelen isimdir. Farklı olduğunu, dünyanın gelişmesi için otizmin şart olduğunu söyler. 73 yaşındaki Temple Grandin geç konuşmuş ve bazı duyusal problemleri olan, farkındalığı yüksek, zeka problemi yaşamayan ve bence en önemlisi Amerika’da yaşayan biri olarak, benim gördüğüm otizmlilerden çok farklı özellikler gösteriyor. Otizmi anlamamız konusunda bize ışık tutsa da, çoğu otizmli çocuk için, çok uzaklarda bir hayat yaşıyor. Ebeveynler için ağır bir kitap, eğitimciler muhakkak okumalı ki, beyni geliştirerek otizme çözüm bulmak için çalışmalılar.

guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments