İçeriğe geç

Erken Tanı ve Müdahale ile Otizm Tedavi Edilebilir mi?


Figen Yurdakul – Uzman Psikolog
Instagram: @uzm.psk.figenyurdakul



İnsan beyni ile ilgili yapılan çalışmalarda, özellikle yaşamın ilk 3 yılında, insan beyninin tüm ömrü boyunca geliştiğinden çok daha fazla geliştiğini göstermektedir.  Bu dönemi ‘altın çağ’ olarak da dile getirebiliriz. Erken çocukluk dönemi, özellikle yaşamın ilk 6 yılı beyin gelişiminin en hızlı olduğu ve beyin gelişiminin öğrenme ile en kolay şekilde şekillendiği bir dönemdir. Diğer bir deyişle; küçük çocukların henüz öğrenme çağında büyük potansiyeller taşımaları ve eğitimin sonuçlarından daha fazla yarar görmeleri anlamına gelir. Bu dönemde çocukların kazandığı tüm beceriler ileriki yaşamlarında duygusal, fiziksel, algısal, sosyal ve entelektüel alanlardaki becerilerini belirlemektedir.

Çocukların gelişiminde önemli rol aileye düşmektedir. Aileler çocuktaki otizm sinyallerini erken fark etmek için, ilk ve en önemli pozisyondadır. Eğer anne-baba olarak çocuğunuzun gelişiminde bazı sıkıntılar, sapmalar olduğunu gözlemliyorsanız, kesinlikle ertelememelisiniz. Eğer çocuğunuz erken tanı aldıysa özel eğitime bir an önce başlayabilirsiniz. Zamanlama, tedavinin yararını en üst seviyeye çıkartmak için önemli bir faktördür. Bu kritik yaşlardan sonra, gelişim daha yavaş ve sınırlı olacaktır.  Öte yandan, beynin esnekliği, kişinin kendini düzeltme, tamir etme ve yeniden tamir etmesi düşünüldüğünde, ileriki yaşlarda da gelişim olması mümkün. Kişi kaç yaşında olursa olsun, insanın sosyal, algısal, duygusal, davranışsal, akademik, fiziksel veya bilişsel; sinir sistemi ile ilgili olan tüm alanlarda, özellikleri bakımından değişebileceğinin en önemli bilimsel göstergesi beyin plastisitesidir.

Yapılan birçok araştırma sonucuna göre; erken yaşta yapılan çalışmalar, alınan doğru eğitimler ve tedaviler sonucunda otizmli çocuklar tarafından birçok becerinin kazanıldığı (bu kazanımlar, özellikle sosyal beceri ve dil edinimi konusunda) bilinmektedir. Otizm belirtilerinin kontrol altına alındığı, gelişim geriliğinin önlendiği ve hatta ilerleyen yıllarda otizmli çocukların yaşıtlarıyla aynı seviyede olacak kadar iyileşme yaşandığı gözlemlenmiştir. Her çocuğun ihtiyaçları farklılık gösterse bile çocuğun bireysel özellikleri ve sosyal çevresi, kendine özel ihtiyaçları göz önüne alınarak hazırlanan doğru bir eğitim programıyla birlikte erken tanının ve yoğun eğitimin sürece olumlu katkısı kanıtlanmıştır.

Aileler Ne Yapmalı?

  • Aile ve sürece destek olan uzmanların ortak çalışma halinde olması, süreç için en temel gerekliliktir. Aileler için öncelikle tanıyı kabullenmenin zorluğu ve bolca değişim içeren süreçle meydana gelen haklı kaygıları da süreci ve çocuğu büyük ölçüde etkilemektedir. Bu nedenle, aileler kaygılarının farkında olmalı, üstünü örtmemeli ve destek alınan uzmanlara bu kaygılarını dile getirmelidirler. Bununla birlikte, kaygılarıyla nasıl baş edeceklerini öğrenmeleri gereklidir. Bu nedenle ailelerin; süreç içinde meydana gelen kaygılarının farkında olmaları, bu değişen duygu durumlarıyla sağlıklı baş edebilmeleri ve sürecin daha etkin bir şekilde ilerlemesine katkı sağlamaları için profesyonel danışman desteği alması önemli bir yer tutar.
  • Ailelerin süreç içinde duygusal ve mental açıdan iyi hissetmeleri sürecin verimliliği ve devamlılığı açısından büyük önem taşır. Aileler kendi kendilerini etiketleyerek sosyal ortamlarından uzak kalmamalıdırlar.
  • Aile ve çocuğun etkileşiminin iyileşmesi, süreç için en önemli kaynaklardan biridir. Bu kaynağın geliştirilmesi için ailelerin otizm konusunda bilinçli hale gelmeleri, sürece olumlu bir katkı sağlayacaktır. Aileler, süreçte yaşayacakları zorluklar ve bu zorluklara karşı alınabilecek tedbirler ve yapılabilecek müdahaleler hakkında, bilgi sahibi olmalıdırlar. Aileler, uzmanlara danışarak veya ilgili kaynakları okuyarak, yaşanabilecek olası sorunlarla nasıl başa çıkabileceklerini öğrenmeleri önerilir.
  • Aileler süreç hakkında bilgilenmenin önemini kavramalıdır ve çocuklarının ihtiyaçlarını doğru anlayabilmeleri için öğrenmeye açık olmalıdır. Yapılan çalışmalar sonucunda; otizmli çocukların ailelerinin bilişsel- davranışsal müdahaleleri öğrendikten sonra, çocuklarının rahatsızlık düzeylerini düşürdükleri gözlemlenmiştir.
  • Eğitim çok önemlidir fakat uygulanan eğitimin sadece kurumda kalmaması ve evde de uygulanması gereklidir. Bu yüzden; ailelerin, temel davranış yönetimi ve oyun oynama, sosyal ilişki geliştirme konularında temel bilgilere sahip olmaları gerekmektedir. Bizler çalıştığımız çocukları sınırlı saat diliminde görüyoruz, geri kalan saatlerde zamanın çoğu anne-babaya geçmektedirler. Bu yüzden, bizlerin rehberliğinde çocukların en çok vakit geçirdiği yer olan evlerinde, çocuğun gelişimine yönelik bir ortam hazırlanmalıdır.
  • Özellikle 3 yaşından küçük bütün çocukların 3T dediğimiz (TV, telefon, tablet) gibi ekranlardan uzak tutulması gerekmektedir. Yeterli zaman harcanmayan ve ilgi gösterilmeyen, bütün gün televizyon başında oturan çocuklarda, genetik yatkınlık olduğu zaman, otizm belirtileri ortaya çıkabilmekte veya ağırlaşabilmektedir.
  • Son olarak, ailelerin süreç içinde sabırlı olmaları çok önemlidir. Çocuklarının geleceği için mücadele etmeleri ve asla pes etmemeleri gerekmektedir. Biliyorum, zor ve uzun bir yolculuk. Fakat çocukları için; eğitim, sağlık, çalışma ve bakım hakları için mücadele etmeleri ve istekte bulunmaları önemlidir. Ümitsizliğe kapılıp bilimsel desteğe sahip olmayan sözde tedavilere yönelmek aileye ve çocuğa hem zaman ve kaynak kaybettirmekte, hem de zararlı sonuçlara yol açabilmektedir.
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments