İçeriğe geç

Çocuğumla Evde Ne Yapabilirim Diyenlere Öneriler


Ece Kılıç Günay – Okul Öncesi ve Özel Eğitim Öğretmeni
Instagram: @ecotogretmen


Çocuğunuz hangi tanıda olmuş olursa olsun, hangi gelişim aralığında olursa olsun, ister normal gelişsin, ister farklı gelişsin, sizin ile geçirdiği vakit, altın değerinde olduğunu bilin.

Erken çocukluk döneminde yoğun eğitim denilince yanlış anlayan bazı aileler ve bazı ‘’kurumlar‘’ var.

Çocuk tanısı ne olursa olsun, alınan değerlendirme sonrasında, haftada veya günde kaç saat eğitim alacağına, değerlendirmeyi alan ve eğitimi verecek öğretmen/eğitmen/terapist karar vermeli. Kurum sahibi değil 🙂

Çocuk haftada 40 saat yoğun eğitim almalı demiş bir velime, bir kurum sahibi.  “Kurum sahibi mi değerlendirdi?” diye sorduğumda velime, hayır genellikle otizm tanısı almış çocuklara bunu öneriyorlarmış.

Çocuğu daha görmeden böyle bir ifade kullanmışlar. Üzücü olan, anne bunu birkaç ay denemiş. Tabi maddi durum yetmeyince sonlandırmak zorunda kalmışlar.

Anne tabiriyle ‘’elimizdeki avucumuzdakileri bitirdik‘’.

Sevgili aileler,

Çocuğunuz hangi tanıda olmuş olursa olsun, öncelikle bunun bir yolculuk olduğunu unutmayın. Bir yolculuk bu ve paranızı, sabrınızı, gücünüzü oranlı bir şekilde kullanmanız gerek. Erken müdahale döneminde, yoğun eğitim denilen yerdeki yoğun kelimesinin altında aslında siz varsınız.

Yoğun öğretmene maruz kalmak değil, çocuğunuzun sizin yoğun sevginize, sabrınıza, ilginize, oyun oynamanıza maruz kalması gerek.

Bunun için de eğitimcilerinizin ne çalıştığını, neden çalıştığını ve size ödev vermesi konusunda lütfen ısrarcı olun. İş birliği sağlanır ve düzenli plan, program, ödevler yapılır ise evet yoğun eğitim olur.

Yoğun eğitim demek saat fazlalığı değil, içeriğidir.

Saati ve içeriği her çocuk için farklıdır.

Peki evde neler yapılabilir?

Bir önceki yazılarımda otizmli bireyler ile çalışma basamaklarından bahsettim. Bunu hemen hemen herkes bahsediyor. Yani bilgiye ulaşmak kolay, ama peki uygulama?

Öncelikle çocuğunuzun öğretmeni ile diyaloğunuz çok önemli. Mümkün olursa, birkaç ders izleyip, evde nasıl davranmanız ve nasıl çalışmanız gerektiği ile ilgili bilgi isteyin. Belki yine öğretmenin uygunluğu olursa, birkaç uygulama videosu da olabilir. Ne doğru ne yanlış ile ilgili çocuğunuzu sizden sonra en iyi tanıyan kişi öğretmenidir (iyi gözlem yapan bir öğretmen olduğunu varsayıyorum). Onun söylediklerini ev içinde uyarlama yapmayın unutmayın.

Şimdi size bir küçük ev programı hazırlayacağım ve süreci kendinize nasıl uyarlamanız gerektiğini anlatacağım.

Yaptığım program ve saatler farazidir. Önünüzde bir örnek oluşturması için yazıyorum.

 Çocuğunuzun yaşına ve eğitimlerine göre düzenlenmelidir!

Yukarıda yaptığım tablo erken müdahale gerektiren 0 – 7 yaş arası birey için oluşturduğum standart tablo. Dediğim gibi hayat akışınıza göre siz uyarlamasını yapmalısınız.

Tabloyu açıklamam gerekirse;

Her gün eğitimler veya okuldan sonra 30 dakika oyun koydum (eve geldi, dinlendi, yemeğini yedi kısımlarını geçiyorum J).

Oyun zamanı

Öncelikle 30 dakika semboliktir. Kimisi 10 dakika oynar kişi 1 saat. Burada önemli olan birlikte geçirilen zaman ve ONUN LİDERLİĞİNİ kabul etme ilkesidir.

Eğer ki oyuncak araba yerine yastıklar ile oynuyorsa, siz de yanına geçip yastıklar ile oynamalısınız. Onu davet etme gibi kaygınız olmasın. Ona eşlik edin sadece. O püsküller ile oynarken, yanında kendi kendinize konuşarak bir oyuna temalandırın. Eğer oyun becerileri ileri düzeyde ise, size verdiği rollere uyun, problem durumları yaratın (aaa arabam çarptı, tüh kaza yaptım, şimdi ne yapmam lazım?)

Çocuğunuzun performansı 5 ise lütfen 5 de takılıp kalmayın. Örneğin çocuk arabaları ileri geri sürer, bunu öğrendi, ama yarış yapmaz ya da araba yolunda sürmez. Bunu kabul etmiyorum. Öncelikle çocuğunuz 5 ise, sizin 6’yı hedeflemeniz gerekir. Yetinmek sizi yavaşlatır. Bu olmamalı. Neden yetinelim? Çocuğumuz doğru eğitimle ilerleyebilir değil mi?

Eğitimcilerin Verdiği Ödevler

Çocuk hangi alandan hangi eğitimi alıyor ise, muhakkak ödev isteyin demiştim. Eğitimciniz vermese bile neler yapıldığını not tutmasını isteyin. En kötü defteri tekrar etme ödeviniz olur. Ama ödevler bizim için olmazsa olmazımız.

Yine rakamlar semboliktir. Bunu siz ayarlayın. Burada önemli olan sizin ve çocuğunuzun o aktiviteyi yapıp yapmayışıdır.

Duyusal Aktivite

Çocuklarımız için oyunları cazip hale getirmek önemlidir. Bunun için duyu organlarına çoklu hitap eden, yapılandırılmış ortamda aktivite yapın. Bu basit bir traş köpüğünden araba sürme olabilir, bakliyat içine küçük oyuncak saklama, çarşafa dolanma, ağır yorganlar altında kalma, baba tişörtleri giyip sumo güreşi oynama J, anne baba veya abi, abla ile boğuşma …

Örnekler çoğaltılabilir. Burada en önemli ilkemiz çok duyumuza hitap edecek. Bunu sürekli tekrar edeceğiz.

Uyku Öncesi Ritüelleri

Uyku genelde otizmli çocukların ortak problemi. Sadece otizm için demiyoruz, elbet başka tanı almış birçok velimden de uyku sorunu duyuyorum.

Eğer ki fizyolojik bir durum yok ise (karın ağrısı vs), çocuk ile ritüel oluşturun. Otizmli birey ritüelleri sever. O zaman ben bunu onun avantajına çevirecek yerlerde kullanmalıyım. Belirlenen saatte pijama giyme belirlenen saatlerde muhakkak diş fırçalama, 2 saat öncesinden yemeyi içmeyi kesme, rahatlatıcı güzel bir müzik ve masaj. Bunu sürekli yapmak.

Bakın sürekli diyorum taşı delen suyun yoğunluğu değil sürekliliğidir. Eğer ki vazgeçerseniz, hiçbir zaman başardığını göremezsiniz.

Onu Çok Sevdiğini Söyleme

İtiraf edelim en önemli olan bu kısmı atlıyoruz. Yazıyı okurken ne alakası var, ben çocuğumu çok seviyorum dediğinizi duyar gibiyim. Evet ama ne kadar belli ediyorsunuz? Anlamaz diye mi düşünüyorsunuz? Bugün bir hayvanı bile sevmek isteseniz, hayvan hemen anlayıp kendini sevdirmeye geliyor. Sizin çocuğunuz insan yavrusu ve dünya üzerindeki en akıllı organizma. Şans verin J

Bu çok önemli. Bir insana onu sevdiğini söyleme mucize gibi. Her şeye iyi geliyor, hem söyleyene hem söylenen kişiye. Yatmadan önce onu çok sevdiğinizi söylemek en büyük ödevdir. O uyuya kalmış olsa bile.

Pazar Gezmesi

Bayılırım J En çok gezen bilir sayın okuyanlar. Çünkü birçok duyuya hitap ediyor. O yüzden her Pazar gezin. İlla Pazar olması şart değil elbette. Komşuya gidin beraber yaptığınız keki götürerek, pazar gezin her meyveye dokunun koklayın, park gezin, müze gezin, sahil gezin, sokak gezin, bakkal gezin J

Soğuk hava dediğinizi duyar gibiyim.  Soğuk hava yoktur, iyi giyinmemiş çocuk vardır J

Bu program birçok hale uyarlanır. Her gün eğitimi yoksa, gezme ve park kısımlarını arttırabilirsiniz. Çocuğunuz down sendromu ise, biraz daha bilişsel aktivite ağırlıklı çalışabilirsiniz, çocuğunuzun neye ihtiyacı var ise öncelik o. Bunu unutmayalım.

Size küçük bir örnek olsun. Hadi şimdi ev sürecinizi planlayın, çıktınızı alın ve buzdolabına asın.

Her gün yapacaklarınız belli olsun.

Çocukla geçen zaman daha kaliteli olsun.

Teşekkürler.

guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments