İçeriğe geç

Çocuğum Robot Olsun İstemiyorum


Selçuk Bayram
Özel Eğitim Öğretmeni
Instagram: @ozelegitim.ogretmeniniz



Bir önceki yazımızda Bilimsel Dayanaklı Uygulamalardan bahsetmiştik. Bilimsel dayanaklı uygulamaların ABA (UDA) temelli olduğunu ve bunların nasıl belirlendiğini uluslararası veriler ile ölçüldüğünü söylemiştik. Şimdi Davranışçı yaklaşıma (UDA-ABA) yapılan haksız bir söylemi yine bilimin ışığında tartışacağız.

‘’Hocam çocuğum robot olsun istemiyorum.’’

‘’Pekiştireç kullanmak ne kadar doğru hocam? ‘’

Nedir bu Uygulamalı Davranış Analizi (UDA)?

İngilizce kaynaklarda ABA (Applied Behaviour Analysis) olarak da geçen uygulamalı davranış analizi (UDA), sistematik bir şekilde uygulanarak sosyal açıdan önem arz eden olumsuz davranışları değiştirmeyi amaçlayan bir bilim dalıdır. Davranışçı yaklaşımı benimseyen bilim insanlarının üzerinde durduğu en önemli nokta, her zaman davranışın sosyal çevre içerisinde değil, doğal çevre dâhilinde incelenmesi gerektiği yönünde olmuştur. Dolayısıyla, davranış analizleri davranışın çevre ile ilgili gözlemlenebilir ilişkisi üzerine odaklanmış bulunmaktadır. (URL-1)

UDA’nın 6 İLKESİ

Pekiştirme, Ceza, Söndürme, Uyaran kontrolü, Model olma, Şekil verme

Los Angeles’ da yer alan California Üniversitesi psikologlarından Dr. Ivar Lovaas’ın çalışmasını temel alan ve “Lovaas Terapisi” olarak adlandırılan tedavi türü, uygulamalı davranışçı analiz disiplinin bilim adamları tarafından yapılmış elli yıllık araştırmaları üzerine kurulmuştur. Dr.Lovaas’ın 1980’li yıllarda elde ettiği ve bu tedaviyi otizmli çocuklara uygulayarak aldığı başarılı sonuçlar, davranışçı tedaviye popülerlik kazandırdı. Dolayısıyla, davranışçı terapi, otizmle ilgilenenler arasında “Lovaas terapisi” olarak tanınmıştır.

Lovaas terapisi birçok karmaşık ögeden oluşan bir tedavi yöntemidir. Pekiştirme kullanımı, uyarıcılar, uyarıcı besleme, veri alma ve ustalaşma kavramı, bu öğelerden bazılarıdır. Pekiştirme kavramı, davranışçı terapinin temel taşlarından biridir. Çocukla çalışılmaya başlamadan önce “pekiştireç seçimi” yapılmalıdır, çünkü pekiştireç, uygulamalı davranış analizinin olmazsa olmazlarından birisidir. Böylelikle, çocuk kendisinden ne istenildiğini, hangi davranışı gerçekleştirirse doğru bir şey yaptığının farkına varabilir. Burada en temel mesele pekiştireç tarifeleri uygulayarak pekiştirecin geri çekilmesidir. Burada da işin içine, bu yöntemin doğru teknikler kullanılarak uygulanması giriyor.

Bu uygulamalarda mesele, marketten bir çubuk kraker alıp, her ders her çocuğun doğru tepkilerini pekiştirmek değildir. Çocuk pekiştirecini kendi seçer, çocuk cipsi seçtiyse, sırf sağlıklı bir besin alsın diye meyve kullanamazsınız. Daha sonra çocuğun performansına bakılarak eğitsel amaçlar belirlenir. Son olarak da davranışın hangi oranda pekiştirileceğine ve pekiştirecin geri çekilmesi sürecinde hangi tip tarife uygulanacağına karar verilir.

Örnek vermek gerekirse; bir çocuk 5. seslenişte dönüp bakma seviyesinde iken, çocuk ile yapılan çalışmada her bakışı pekiştirirken, çocuk tek seslenişte dönüp bakma seviyesine geldiğinde, her iki seferden biri pekiştirilir ve pekiştireç silikleştirilir.

Böylelikle çocuğun bir pekiştirece ihtiyaç kalmadan performans sergiler hale gelmesi sağlanmış olur.

Şimdi uygulamalı davranış analizi (ABA) ile ilerleme sağlayan otizmli çocuklar üzerine bazı makalelere bir göz atalım.

Lovaas, O. I. (1987). Behavioral treatment and normal educational and intellectual functioning in young autistic children.

(Erken çocukluk dönemindeki otizmli çocuklarda davranışsal müdahale ile normal eğitimin karşılaştırılması)

Lovaas (1987), yaptığı çalışmada davranışsal terapilerin uygulandığı ve uygulanmadığı otizmli bireylerden oluşan iki grup üzerinde karşılaştırmalı bir çalışma yürütmüştür. ‘Erken yoğun davranışsal müdahale” programının uygulandığı deney grubu, iki yıl boyunca haftada ortalama 40 saat almıştır.

Kontrol grubu programlarında ise herhangi bir değişim yapılmamıştır.

Çalışma sonucunda; deney grubundaki 19 çocuktan 9’u 37 IQ kazanımı elde etmiştir ve bu çocuklar yedi yaş itibariyle ‘’normal işleve sahip birey’’ olarak tanımlanmışlardır. (zihinsel ve eğitsel olarak)

Kontrol grubunda ise sadece 39 çoktan 1’i benzer kazanımı elde etmiştir.

9 ile 19 yıl aralığında deney grubunu izleme çalışmalarına alındığında 9 çocuktan 8’nin hala normal işleve sahip olduğu gözlemlenmiştir.

Meta-Analysis of Early Intensive Behavioral Intervention for Children With Autism Eldevik et al. (2009) (Otizmli Çocuklara Erken Yoğun Davranışsal Müdahalenin Meta Analizi)

Eldevik ve diğerleri (2009)nin yaptığı çalışmada da “erken yoğun davranışsal müdahale” programı uygulanan çocuklarla, bu programın uygulanmadığı kıyaslanmıştır. Çocukların yaşları 2-7 aralığındadır. Çocukların gelişimini takip etmek için psikometri testler uygulanmıştır (IQ ya da uyarlanabilir davranış testleri). Çalışma sonuçları şu şekilde özetlenebilir;

Davranışsal müdahale uygulanan grupta

IQ: 292’nin 79 unda (%27)  ortalama 27.4 IQ puanı artış

AB: 261’in 50’sinde (%19) ortalama 20.9 AB (davranış puanı) artış gözlenmiştir.

Davranışsal müdahale uygulanmayan grupta

IQ: 91’in 9’u (%2.3) IQ puanı artış

AB: 57’nin 4’ü AB (davranış puanı) artış gözlenmiştir.

Bu bilgiler ışığında bilimsel dayanaklı uygulamaların UDA (ABA) temelli olduğunu, doğru bir uygulayıcı ve yoğun bir eğitim ile otizm spektrum bozukluğu gösteren çocukların, normal işleve sahip akranlarına ulaşma durumlarının olabileceğini söyleyebiliriz.

  • Howard ve diğ. (2005)
  • Sallows & Graupner (2005)    Remington ve Diğ. (2007)
  • Eikeseth ve Diğ. (2002)

KAYNAKLAR

  • Lovaas, O. I. (1987). Behavioral treatment and normal educational and intellectual functioning in young autistic children. Journal of consulting and clinical psychology,
  • Meta-Analysis of Early Intensive Behavioral Intervention for Children With Autism, Eldevik et al. (2009)      
  • URL-(https://otsimo.com/tr/uygulamali-davranis-analizi-uda/)


guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments