İçeriğe geç

Piaget’in Ve Parten’in Oyun Dönemlerinin Benim Çocuğum için Önemi Ne?

Pelin Topuz
Karakter ve Değer Eğitimi Uzmanı – Sınıf Öğretmeni
Instagram: @oyundili


Çocuklarımızı tanımak, onları keşfetmek oldukça zor bir eylemdir. Özellikle çocuğumuz kendini ifade edemiyor ve özel bir duruma sahipse! Öncelikle bir çocuğun özel durumu olsun ya da olmasın tüm çocuklar gibi dönemlere sahiptir. Bazen bu durumlar zorlaşabilir ya da kolaylaşabilir. Üstelik dönemler sadece özel çocuklarda zorlaşıp kolaylaşmaz, bu durum her çocukta böyledir. Neticede çocuk bir hamurdur. Bu hamurun bir rengi, ağırlığı ve dokusu vardır. Bu hamurla bir heykel de yapabilirsiniz, bir dairede. Hamuru yoğurmayı, ondan doğru zamanda doğru şekli çıkarmayı bilmeliyiz. Hamurun rengi, ağırlığı, dokusu diye yapılan benzetme ise çocuğun karakteristik özellikleridir. Karakteristik özellikleri, özellikle belli bir yaştan sonra değiştirmek oldukça zordur. Bu yüzden dönemlerin zor veya kolay geçmesi genellikle karakteristik ya da genetiktir.

Piaget’in ve Parten’in oyun aşamaları bizler için oldukça önemlidir. Çünkü biz otizm durumumuzu geliştirmeye çalışırken, çocuğumuzun hangi yaşta hangi beceriye sahip olması gerektiğini bilmeliyiz. İki bilim insanı da aşağı yukarı aynı şeyleri söylemiştir, ancak ayrıntılara sahip olmamız, çocuğumuzun gelişimini desteklemekte çok işimize yarayacaktır.

Piaget oyun sınıflaması, bilişsel gelişim sürecinin en temel görüşlerini ve belirli yaşlarda çocukların düşünme özelliklerini yansıtır. Piaget (1962)’ e göre oyunun sınıflandırılmasında, çocukların oyunlarını, zihinsel gelişime paralel olarak 3 aşamada açıklanmaktadır.  

  1. Alıştırmalı Oyun (İşlevsel oyun- Duyu motor dönem):

0-2 yaş döneminde, çocuklar bedenlerini ve çevrelerini öğrenme ve tanıma aşamasındadırlar. Piaget’ in bu dönemde işlevsel oyun olarak tanımladığı oyun, çocuğun bedenini, nesneleri ve bunların fonksiyonlarını öğrenerek tekrarlaması ve bunu oyun haline getirmesidir. Bu dönemde, çocuk çevresindeki objeleri ve bedenini yönetmeyi öğrenir. Daha sonra da bu hareketleri tekrarlayarak oyun oynar. Kaşığı bir yere vurduğunda ses çıkardığını duyan çocuk, bu sesi tekrar duymak için kaşığı çeşitli eşyalara vurabilir ve çıkardığı sesleri tekrarlayarak ses oyunları yapabilir.

  1. Sembolik Oyun (Taklit simgesel oyun ): 

2- 12 yaşlar arasını kapsayan bu dönemde çocuk, çevresinde yaşadığı olayları, kişileri, nesneleri ve hayvanları taklit etmeye başlar. Çocuk, oyunda gerçek model olmaksızın bir kaptan yalancıktan su içebilir veya at gibi davranabilir. Bu olayları taklit ederken, onun olayları anlayışı, algılayışı farklılaşır, gelişir ve tamamlanabilir. Bu dönemin sonuna doğru, çocuğun oyunu gerçeğe daha uygun olmakta ve işbölümüne daha fazla dayanmaktadır. 7- 8 yaşlarından sonra ise, oyunun gerçeklere uygun oynanması, onun kurallarının ve amaçlarının daha önceden detaylı olarak belirlenmesine sebep olmaktadır. 

  1. Kurallı Oyun:

Piaget’e göre bu oyun şekli, 12 yaşından sonra, yani somut işlemler aşamasından sonra ortaya çıkmaktadır. Çocuk oyunda artık daha mantıklı, daha sosyaldir ve zihninde gerçekler daha da kesinleşmiştir. Ayrıca egosantrizm ve fantezi (hayal-imge) oyunlar azalmış ve oyun belirli kurallara bağlanmıştır. Bu dönemde genellikle, kesin ve bazen de karmaşık kuralları olan oyunlar oynanır. Örneğin; saklambaç, sek sek oyunu veya organize spor oyunları gibi beceri oyunları ve satranç, dama gibi zeka oyunları bu dönemin en popüler oyunları arasındadır. Bu dönemin çocuk oyunları, beceri, zeka ve hepsinden de öte kural bilgisi gerektirmektedir. Bu oyunlara “yapısal oyunlar” da denilir ve oyunun temel kurallarını bilmeyen veya uymayan çocuklar ya cezalandırılır ya da bir daha oyuna kabul edilmezler.


Parten (1932) bilişsel gelişiminin göstergesi olarak oyunu ele almak yerine sosyal davranışın gelişimini incelemiştir. Aynı zamanda sosyal etkileşimin niceliğini de incelemiştir. Parten’in kategorileri sosyal oyunun çeşitli yönlerini incelemede hala kullanılmaktadır. Parten’in sınıflaması ile oyunun sosyal-etkileşim niteliği bağımsız olarak analiz edilebilir ve daha sonra çocuğun oynadığı oyun etkinliği çeşitleriyle kaynaştırılabilir.

1. Uğraşsız Oyun (Unoccupied Play)

  • Bu düzeyde herhangi bir kişilerarası etkileşim yoktur.
  • Çocuk dikkatini çeken herhangi bir şeyi izleyebilir, odada dolaşabilir, kendi el ve ayakları ile oynayabilir.
  • Bazı çocuklar kendini uyarıcı davranışlarla meşgul olabilirler.

2. İzleyici Davranış (Onlooker Behaviour)

 Çocuklar bu düzeyde diğerlerinin oyunlarını gözlerler, hatta onlarla konuşmaya da geçerler, ama oyunlarına katılmazlar.

3. Yalnız Oyun (Solitary Play)

Çocuk bu düzeyde de yalnızdır ve diğerlerinin oynadığı oyuncaktan farklı oyuncaklar ile belirli bir mesafede oynar. Diğer çocuklarla iletişim kurabileceği mesafededir, fakat onlarla iletişime girmez.


 4. Paralel Oyun (Parallel Activity)

 Bu düzeydeki davranışlar, diğerlerinin oyuncaklarına benzer oyuncaklarla, yakınlarında oynama ancak diğerlerinin oyunlarına katılmama olarak tanımlanmaktadır.

5. Katılımcı Oyun (Associative Play)

 • Bu düzeyde çocuklar diğer çocuklarla oynamaktadırlar. Aralarında ödünç alma, ödünç verme, paylaşma, benzer etkinliklerde birlikte hareket etme söz konusudur.

• Ancak rol dağılımına katılma, organize olmuş bir grup içinde oynama ve grubun belirlenen kurallarına uyma gözlenmez.

6. İşbirlikçi Oyun (Cooperative Play)

Parten’in oyun aşamalarının sonuncusu işbirlikçi oyundur. Çocuklar bu aşamada ortak hedefler belirleyip işbölümü yaparak organize olmuş bir grup içerisinde oyun oynarlar. Bir ya da iki oyuncu liderler yapsa da tüm katılımcılar grubun üyesi olarak hissederler. Bu aşamadaki tipik etkinlikler; bloklarla oynanan yapı inşa oyunları ve dramatize oyunlardır.



guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments