İçeriğe geç

Otizm’li Yaşam Öyküsü – Furkan Akgün

Röportajı Gerçekleştiren: Hilal Bulut Araz


Merhaba Furkan, Otizmli Dergisi adına seninle röportaj yapmayı kabul ettiğin için çok teşekkür ederim. Önce bize kendinden bahseder misin?

İyi günler, ben Furkan Mehmet Akgün, 25 yaşındayım ve Atipik otizmliyim. Zonguldak Ereğli’de erkek kardeşim ve babamla yaşıyorum. Annem vefat etti. Karadeniz Ereğli Belediyesinde hizmetli olarak çalışıyorum.

Furkan, otizmli olduğunu ne zaman öğrendin ve sana kim söyledi?

Ben otizmli olduğumu 11. sınıfta öğrendim. Annem bana otizmli olduğumu kendisi söyledi. “Sen atipik otizmlisin bunu sana söylemem lazım” dedi.

Otizmli olduğunu öğrendiğinde ne hissettin?

Otizmli olduğumu öğrendiğimde mutluluk ve hüzün bir arada geldi. Otizmli olduğumu öğrendiğimde çok zorlandım. Otizmli olduğumu öğrenmeden önce annemin otizmle ilgili Facebook’ta paylaşımlarını görürdüm ve annemin yazdığı şiirlerden acaba ben de böyle miyim diye bazen düşünüyordum. Bunu anneme sorduğumda hep değilsin diyordu. Bir keresinde okulda bir öğretmenim motor gelişimimin iyi olmadığını, kaslarımın iyi olmadığını söyledi. Bunu anneme söylemiştim, annem de yanlış anlamışsın demişti. Ben kendimdeki farklılığı anlamıştım ve otizmli olduğumu öğrendiğimde netlik kazandığı için mutlu oldum, ama bu benim hayatımda bir yıkım da oldu, çünkü ayrılığa uğradığımı zannettim. Ama Allah beni böyle yarattıysa, benim buna isyan etmeye hakkım olmadığını çok sonradan anladım ve şuna eminim ki bana eziyet edenler, ahirette cezalarını bulacaklar, ben hakkımı helal etmiyorum.

Furkan senin sosyal iletişimin otizmli olarak çok gelişmiş bunu nasıl başardın?

Bunu annemin sevgisi ve bana verdiği eğitimle başardım. Annemin otizmi araştırarak benimle doğru ilgilenmesiyle başardım.

Çocukken krize girdiğin zamanları hatırlıyor musun, otizmin hangi belirtileri sen de çok yoğun olarak vardı?

Evet, çocukken krize girdiğim şeyleri hatırlıyorum. Örneğin; anneme ve babama yardım etmek isterdim, onlara saygımdan dolayı yardım etmek isterdim, ama onlar buna izin vermezler, daima kendi istediğimi yapmamı söylerlerdi. Bu benim krize girme sebebimdi. Onlara yardım edememek, engellenmek beni krize sokardı. Onlara yardım etmek istememi otizme bağlarlardı. Bu aklıma geldikçe krize girerim. Ve çocukken otizmin: sürekli tekrar etme, sürekli aynı şeylere takılma, sürekli aynı şeylerle ilgilenme belirtileri bende çok yoğun olarak varmış.

Bugünlerde kriz yaşamana sebep olan şeyler nelerdir?

Eskiden arkadaşlarımın bana yaptıkları, çoğu arkadaşımdan gördüğüm ihanet, bugün hala krize girmeme neden oluyor, hakkımı helal etmiyorum.

Yeteneklerin var mı bu benim için yeteneğim dediğin şeyler neler?

Hafızamın çok kuvvetli olması.

Seni mutlu eden şeyler nelerdir?

Beni mutlu eden şeyler, insanlardan saygı ve sevgi görmek, insanların bana saygı duyması. Anlaşılmak, her yaptığımın takıntı olarak değerlendirilmemesi. Başarı, yardımlaşma ve insanlara yardım etmek, en önemlisi de kendimle barışık olmak, kendimle barıştıracak insanın etrafımda olması. Özel günlerde hatırlanmak beni mutlu eder. Ben Rehabilitasyon merkezini gezmeyi çok severim, oralarda çok mutlu oluyorum, kitap okuduğum zaman çok mutlu oluyorum, gezdiğim zaman çok mutlu oluyorum.

Seni huzursuz eden şeyler nelerdir?

Her yaptığımın takıntı olarak değerlendirilmesi ve otizmli olduğuma bağlanması. Aslında normal insanlar da takıntılı olabilir ama hep bizimkinin göze batması beni rahatsız ediyor. Yakınlarımı aradığımda ve telefonumu açmadıklarında huzursuz oluyorum. Otizmlilere yapılan eziyetler ve geçmişte yaşadığım eziyetler, beni huzursuz ediyor, bunları unutabilmiş değilim, hakkımı helal etmiyorum.

Karantina günlerinde otizmli ailelere neler önerirsin? Sen karantina sürecini nasıl değerlendiriyorsun?

Karantina günlerinde otizmli çocuklara sahip aileler çocuklarıyla daha çok ilgilensinler. Ben karantina günlerimi otizmli aileler için videolar çekerek değerlendiriyorum. Bu videoları Facebook adresimde paylaşıyorum. Onun dışında çok fazla bir şey yaptığım söylenemez, bazen yakınlarımı arıyorum, onlarla konuşuyorum, bana zor gelen şeylerse yakınlarımı görememek, dışarıya çıkamamak.

Gelecek planların ve hedeflerin neler?

Hedeflerim Allah izin verirse yüksek lisans yapıp akademisyen olmak. Otizmli çocuklara ve ailelerine yardım etmek. Sonrasında 41 yaşında emekli olmak ve emekliliğimde otizmli derneği kurmayı hedefliyorum. Emekli olunca kuracağım bu dernekte yıllarca çalışıp, insanlara yardım etmek, insanlara otizmi anlatmak istiyorum. İyi işler yapmak istiyorum, otizmli ailelerin de desteğiyle.

Furkan, otizmi atlattın mı, belirtileri azaldı mı?

Hayır, otizmimi atlatmadım, otizmle yaşamayı öğrendim. Otizm bir hastalık değil farklılıktır. Otizmin belirtilerini atlatmak isterdim. Ama belirtileri azaldı diyebilirim, özellikle takıntılarım azaldı. Eskiden yapamadığım çoğu şeyi artık yapabiliyorum, ama kas gelişimim hala gelişmedi.

Benim sorularım bu kadar. Senin son olarak söylemek istediklerin neler?

Benimle bu röportajı yapan Otizmli Dergisine çok teşekkür ederim. Böyle paylaşımlar yapmaları çok güzel, ben bunları görünce çok mutlu oluyorum. Ailelere söylemek istediğim bir şey var. Çocuklarınızın her yaptığını takıntı olarak değerlendirmeyin, çünkü biz otizmlilerin de içinde bazı şeyler ukde kalabiliyor ve bazı şeylerde de duygulanıyoruz. Yeri geldiğinde sinirlendiğimiz gibi yeri geldiğinde de ağlayabiliyoruz. Otizmli çocuk babalarına şunu söylemek istiyorum; Eşlerinizi sakın yalnız bırakmayın, çocuklarınızı sakın yalnız bırakmayın, onların bu süreçte sizlere çok ihtiyaçları var.

Herkesin bayramını şimdiden kutluyorum.

Saygılarımla.

guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments