İçeriğe geç

Otizm ve Problem Davranışlar üzerine Soru-Cevap

Huriser Delitay
Zihinsel Engelliler Sınıf Öğretmeni
Instagram: @huriser_ogretmen


Huriser hoca ile Whatsapp/Telegram gruplarımız üzerinden gerçekleştirdiğimiz soru-cevap seanslarımızdan bazı soruları ve cevaplarını sizlerle paylaşıyoruz.

Oğlum otizmli ve 7 yaşında. İşaret parmağı ile orta parmağını birleştirerek parmak uçları ile nesnelere ‘tık tık’ şeklinde vuruyor. Bu durum yıllardır sürüyor ve azaltamadık, yerine başka bir şey koyamadık. Son aylarda bu davranış iyice arttı. Bir diğer sorunumuz ise dil gelişimi. 20 aya kadar normal gelişim gösteren, konuşan bir çocukken sonradan regresyon dönemi yaşadı. Şu an söylenilen sesi bile tekrar edemiyor. Nadiren kelimeyi ağzından kaçırır gibi oluyor ama devamı gelmiyor. Dil sorunumuza yönelik neler yapabiliriz?

Parmakla vurma davranışınız işitsel arayış ya da dokunma/ basınç/ direnç arayışından olabilir. Karakteristik bir vurma tarzı otizm için bu. Parmaklarında basınç direnç hissedeceği etkinlikler yapmalı ya da (parmakla çalabileceği) bir enstrüman çalması için yönlendirebilirsiniz. Eğer ses arayışı ise benzer sesler dinletin (darbuka sesi gibi).

Regresyon türünde bir otizminiz varsa dildeki gerileme sık görülen bir durum. Otizmin yoğunluğu artıkça içe kapanma ve iletişimi kesmekten kaynaklı konuşma, ilgi, ortak dikkat azalması görülebiliyor.

Kendini uyaran davranışlar yapıyor muhtemelen siz fark etmeden. Sessizce mırıldanmak, sesi dinlemek, ses üretmek, bir yerlere dokunmak vb. Bu durumlarda da kendi içine dönüyor muhtemelen. Uyaranları azaltıp, iletişimi arttırmak için hoşuna giden uyaranları işlevsel hale getirmeyi deneyin lütfen. Parmakla vurduğunda siz de vurun (ritim ve sıra alma çalışın).

Mırıldandığında siz de benzer şekilde garip seslerle mırıldanın (entonasyon yapın, sesinizi değiştirin, alçak yüksek ses art arda kullanın).

45 aylık bir oğlum var, oyun motivasyonu yok diye masa başında çalışıyorlar. Size bu yaklaşım doğru mu?

Kesinlikle yanlış. Oyun motivasyonu nasıl olmaz bir çocukta, öğretmeninizin oyun motivasyonu az olabilir belki. 4 yaş için masa başı çalışmalar elbette ki olacak ama bu oyun olmayacak demek değil. Aksine oyun daha çok olacak ki daha çok öğrenecek. Davranışçı eğitim sadece gerekli hallerde, özel veya tehlike yaratan durumlarda ya da çocuğun performansının başka türlü arttırılamadığı zamanlarda uygulanmalı. Bence en iyi öğretimler oyun ile yapılıyor. Siz de bu yolu tercih edin lütfen.

5 buçuk yaşında atipik otizmli bir oğlum var. 3 buçuk yaşında kreş ve özel eğitime gönderdim. Fakat hala iletişim kurmayı ve kendisini ifade etmeyi öğretemedik. İhtiyaçlarını sessizce ağlayarak ya da abisine saldırarak gösteriyor, biz onu anlayana kadar hırçınlaşıyor. İstediği şeyi parmağıyla bile göstermiyor. Konuşması kelimeleri bazen tekrar etmekten ibaret. 2-3 ayda bir anlaşılır cümleyle cevap veriyor, kendi kendine anlaşılmayacak şekilde konuşuyor. Bazı şarkıları bazen anlaşılıyor. Bildiği nesneleri istersem getiriyor, bazen de bildiği halde anlamamış gibi bakıyor ya da başka bir şey getiriyor.

İki yılda çok fazla kazanım elde edemediyseniz ya uygulanan program hatalıdır/ eksiktir/ çocuğa uygun değildir ya da evde yeterli tekrarı yapmıyorsanız kalıcı olmuyordur.

İletişim için parmakla göstermek bir yol olduğu gibi, her çocuk parmakla gösterecek gibi bir kural da yoktur. Gözleri ile bakarak da, parmakla gösterir gibi isteyebilir sizden. Ayrıca sizin ne kadar model olduğunuz da çok önemli. Siz parmakla göstererek çok fazla model olmalısınız. Kitap okurken, yemek yerken, dışarıda yürürken siz de bol bol parmakla gösterin lütfen.

Buna ek olarak hırçınlık eğer iletişimsizlikten ise, o zaman çocuğunuzun göz seviyesine inerek onu anlamaya çalıştığınızı belli etmeli ve seçenekler ile neyi istediğini anlamaya çalışmalısınız.

Nesneleri getirmeme, istenileni vermeme gibi davranışlar, hem alıcı dil, hem işitsel hafıza, hem de bilişsel yeterlilik ile doğrudan ilişkilidir. Bu alanlarda bol bol çalışmalar yapın lütfen. Gerçekten sizi anladığına emin olun. Belki gerçekten anlamıyor ya da ayırt edemiyor olabilir. Resimlerden, sözel hatırlatıcılardan yararlanın bol bol. Ayrıca iletişim taleplerinin hiçbirini LÜTFEN GÖRMEZDEN GELMEYİN. Yoksa iletişimi geliştirecek bir yol bulamaz. Önce kendini resimlerle anlatsın (PECS benzeri kartlar hazırlayabilirsiniz), sonra onları tanımlayın. Bıkmadan yüzlerce kez aynı kartı söyleyin gerekirse. Alıcı dili artmalı önce. Çünkü ifade edici dil alıcı dilden her zaman bir adım geridedir.

Çocuk Gelişimi lisans öğrencisiyim. Otizmli çocuklar okul öncesi eğitimde, kaynaştırma sınıflarındayken öğretmenlerce nasıl bir tutumla karşılaşmalı? Sosyal becerileri sınıf ortamında geliştirmek adına neler yapılabilir? Genel olarak öğretmenlerin yaklaşımı nasıl olmalı?

Eğitime başlanmadan önce diğer arkadaşları bilgilendirilmeli. Sınıfımıza yarın özel bir arkadaşınız gelecek. Bu arkadaşınız bizden daha farklı öğreniyor. Zaman zaman sinirlenebilir, ağlayabilir ya da oyuncakları kırabilir, ayağa kalkıp gezmek isteyebilir…. Ama bu arkadaşınız bunları isteyerek yapmıyor. O da sizinle oynamak istiyor ancak bazen bunu yapmasına engel olan şeyler yüzünden bunu başaramıyor. Biz ona bunu yapabilmesi için yardımcı olacağız. Sizden ona karşı çok sabırlı olmanızı, onunla oynamaktan vazgeçmemenizi ve onu sevmenizi istiyorum. Gibi bir konuşma şart.

Kesinlikle yanlız bırakılmamalı.

Akranları ile birlikte etkinliklere katılmalı.

Gerekirse gölge abla/ öğretmen yardımı ile çalışılmalı.

Buddy sistemi dediğimiz sistem ile her gün sınıfta bir çocuk özel gereksinimli arkadaşının yanında onunla çalışmalı. Her gün değişmeli çocuklar.

Öğretmenin özel gereksinimli öğrenciyi kabul ettiğine dair davranışları çok belirgin olmalı ki çocuklar da öğretmenlerini model alarak özel gereksinimli çocuğumuzu kabul edip kaynaşmalı.

Sınıfta görev verilmeli (kağıtları arkadaşlarına dağıtmak, herkese bir kitap getirmek… vb.)

Ağladığı için sınıftan çıkarılıp akranlarından uzaklaştırılmamalı.

Başarıları hem öğretmeni hem de arkadaşları tarafından coşkuyla pekiştirilmeli/ kutlanmalı.

8 yaşında, otizm tanılı bir oğlum var. Yaklaşık 5 haftadır özel eğitime gidiyor. Kart eşleştirme çalışmalarında kartları ezbere okuyor ve üzerindekilerin muhakemesini yapamıyor. Bu konuda bize ne önerebilirsiniz?

Daha önce eğitim aldınız mı bilmiyorum ama eğitime direkt olarak kartlarla başlamak çok sağlıklı olmaz. Önce güven geliştirmek, eğitimciyi sevdirmek ve derse olan tutumu olumlu hale getirmek gerekiyor. Bu konu ile ilgili çalışmaya yönelik, dikkat ve istek yok sanırım.  Bakmadığı, istemediği için ezbere veriyor olabilir ya da çalışmanın amacını, ne yapması gerektiğini anlamamış olabilir. Sürekli eşleme çalışmaları yapılıyorsa, robotik bir öğretimden kaynaklı tepki gösteriyor olabilir. Eşleme becerilerinde, daha önceki becerilere dönebilir, sırayla eşleme yapabilir, model olarak ne yapması gerektiğini daha net gösterebilirsiniz.

Nesnelerle oynarken hepsinden çift bir şekilde koyun, siz şapkayı alıp takın, bardakla su için, topu kutuya atın vb. Ya da “aaa ben bu nesnenin aynısını bulamadım, acaba aynısı nerede?” gibi cümlelerle o nesneyi arayın. Eğer şapkayı bulup takıyorsa, bardağı alıp içiyorsa, aynı renk topu alıp o da kutuya atıyorsa ya da elimizdekinin aynısını bulup size gösteriyorsa, nesnenin aynısını biliyor demektir. Bu da sadece yöntemin yanlış olduğunu gösterir. Fakat nesne eşlemede eksiğiniz var ise, kartları eşlemesi de pek mümkün olmaz. Nesne, renk, şekil sırası ile giderseniz daha sağlıklı olabilir.

Benim oğlum 4 yaşında, down sendromlu. Anne, baba, dede, mama, al, ver, gel dışında söylediği kelime yok. Olumsuz davranış olarak; ellerini yalama, yenmeyecek gıdaları (kıyafet, peçete, kağıt, ponpon, oyuncak gibi) yemek için çiğneme, yenecek olanları ise çiğnememe gibi davranışları var. Evdeki her seyi değiştirerek atmak, dağıtmak istiyor. Eğer oyun oynanmıyorsa bize vuruyor, saçımızı çekiyor ve itekliyor. Masanın üzerinde kitap, bardak gibi nesneler olduğunda da hemen bir yolunu bulup yere atıyor. Etkileşimde olduğumuzda ise atma, vurma, dağıtma gibi davranışları göstermiyor. Ben olumsuz davranış sergilediği zaman genellikle görmezden geliyorum ya da mola yöntemini kullanıyorum. Bu bazen işe yarıyor, bazen yaramıyor. Davranış, onun attığı ve dağıttığı şeyleri ben tekrar düzeltmeyince bitiyor. Ne önerirsiniz?

Yenmeyecek nesneleri yeme, pika denilen bir bozukluk, fakat o düzeyde değilsiniz diye düşünüyorum. Oral bir arayış için yapıyor olabilir. Gıdalarınızı çeşitlendirin. Tuzlu-tatlı şeyleri ard arda vermeye çalışın. Ağzı ard arda farklı uyaranlar alsın. Isırma için de o an sert yiyecekler verin. Ayva, kraker, havuç gibi.

Davranış problemlerinde tutarlı bir uygulama yapmıyorsanız artış olması normaldir. Aynı şekilde devam etmelisiniz. Atma davranışlarında nesneleri kendisine toplatın. Bu sizi fiziksel olarak zorlayacak ama başarılı olursanız, kendisinin toplayacağını bildiği için atmaktan vazgeçecektir. Masanın üzerine sıra ile domino taşları vb. nesneler dizerek keyif alacağı bir etkinlik oluşturun ya da bardakların içine pinpon topu koyun. Sonra yiyeceklerini masaya koyun ve orada yemesini sağlayın. Birlikte coşkulu bir şekilde sofra hazırlayın ve bunu pekiştirerek ödüllendirin. Doğru davranışları sürekli pekiştirin, yanlışları (zarar vermiyor ise) görmezden gelin. Etkileşimde olduğunuzda problem davranış görülmüyorsa bu ilgi istediğini gösterir. İlgiyi de böyle kazanmayı öğrenmiş. Olumlu davranışları daha çok görmeli ve geçirdiğiniz kaliteli zamanın süresini arttırmalısınız.

Benim oğlum 4 yaşında, kreşe gidiyor. Almanya’da yaşıyoruz ve otizm tanısı konuldu. Bizdeki en büyük problem; canının acıdığını fark etmeden, emekleyerek koşuyor. Yapma dediğimizde ise daha çok yapıyor. Yemekleri çok seçiyor, sadece fastfood yiyor. Bir yaşındaki kardeşi ile arasında sürekli problem oluyor, kardeşi onun oyuncaklarını aldığında onun canını yakıyor. Bu konularda ne yapabilirim?

Acı eşiğiniz yüksek gibi görünüyor. Bu da temelde duyusal bir bozukluk olduğunu gösterir. Bu nedenle bir duyu bütünleme değerlendirmesi almanız gerekir. Yapma dediğinizde daha çok yapması ise sizin ilginizi çekmeyi keşfetmesi ile ilgilidir. Eğer canı yanmıyorsa ve tehlikeli bir durum yoksa, yapma demenize gerek yok. Sizin ilgilenmediğinizi gördükçe kendiliğinden vazgeçecektir. Kardeşi ile daha kaliteli zaman geçirmesi için de üç kişilik oyunlar oynayın. Paylaşma, sıra alma, sırasını verme gibi becerileri oyunlarınızın içine bol bol dahil edin.

Yemek konusunda ise yiyecekleri tanıması gerekir. Her çocuk yemek seçer ama bunun yoğunluğu önemlidir. Eğer aşırı seçiyorsa oral hassasiyeti az ya da çok olduğu için olabilir. Yiyecekleri tanıması için onunla çeşitli oyunlar oynayın. Yiyeceklere dokunma, koklama, tabakları ayırma, pişirme şeklini değiştirme gibi uygulamalar için aşağıdaki bağlantıdan daha ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

https://www.instagram.com/p/CIi_esKD4d1/?igshid=8wr3w1allnmy

Benim 6 yaşındaki oğlum çok hareketli, hiç yerinde duramıyor. Okulda bu sorun yüzünden çok zorlandı, uzaktan eğitime de katılamıyor. Ders konusu açıldığında sürekli ağlıyor. Otizm tanısı konmadı, sadece dil ve konuşma bozukluğu olduğu söylendi. Bize bu konuda ne önerirsiniz?

Spor faaliyetleri ve duyu bütünleme iyi gelebilir. Fazla enerjisini bir şekilde yararlı ve öğretimsel bir kanala aktarmalısınız. Yeteneğinin olduğu bir spor dalında uzmanlaşmasını sağlayabilirsiniz. Bu şekilde de geçmiyor ise davranış ve dürtü kontrolü için ilaç kullanmanız gerekebilir. Ders çalışma konusunda da basitten başlayarak, yapabileceği şeyleri sunun. Bu başarı hissini tatmasını ve adapte olmasını sağlar.  Adına ders değil de oyun demek gerekir. Eğlenceli aktiviteler yapın. Çok hareketli olduğu için etkinlikleri ayakta ve aktif olarak düzenleyin. Etkinliğe öğretmek istediğiniz bir konuyu da ekleyerek etkinliğin belli bir bölümünü bu şekilde çalışın.

6 yaşındaki kızıma rett sendromu teşhisi konuldu. Ellerini ovuşturma ve yalama takıntısı olduğu için eğitimlerde zorlanıyoruz. Ellerini kullanma konusunda neler yapabiliriz?

Rett sendromu dejeneratif ve maalesef ki ilerleyici bir tanıdır. Bahsettiğiniz hareketler tanı ile karakteristik özellik gösteren hareketlerdir. Yani hemen hemen tüm rett sendromlu çocuklarda bu hareketleri görüyoruz. Zihinsel süreçlerinizin düzeyini bilmiyorum ama bazı ergoterapi çalışmalarının, az da olsa fayda sağladığını gösteren araştırmalar mevcut. Ellerini nesnelerle meşgul etmek, nesneleri taşıma/aktarma çalışmaları yapmak, yumuşak, elini sokabileceği boyutta sesli/ışıklı (epilepsi varsa doktorunuza sormadan kullanmayın) oyuncaklar ile oynamasını sağlamak fayda sağlayabilir.

10 yaşında, otizm tanılı bir kızım var. 8 yıldır özel eğitim alıyor. 6 aydır ortalama günlük 7 saat spor hareketleri, günlük yaşam becerileri ve masa başı eğitim alıyor. Okulda öğretmenleri ile her şeyi yapıyor ama evde asla bir şey yapmak istemiyor. Zorlandığında ise saldırgan davranışlar sergiliyor. Çok hareketli ve inatçı. Her söyleneni anlıyor ama problem davranışlara devam ediyor. Ben çalışan bir anneyim ve benim otoritemi kabul etmiyor. Bundan dolayı evde asla aktivite yapmıyor. Sevdiği şeyler; arabayla gezerek müzik dinlemek, tabletten sevdiği çizgi filmleri izlemek. İzin vermediğimizde de problem çıkarıyor.

Sanırım kızınız sizin sınırınızı keşfetmiş. Nereye kadar dayanabileceğinizi ya da nerede pes edeceğinizi çok iyi kavramış. Bu nedenle eğitimcilerinizin yönergelerini yerine getirirken, sizinkileri yapmıyor. Bu davranışı değiştirmek için, öncelikle kendi davranışlarınızı değiştirmelisiniz. Unutmayın, siz ne kadar değişirseniz; kızınız da o kadar değişecek. Öncelik kendimizi değiştirmek olmalı. Sizin önce hayır diyerek daha sonra vazgeçmeniz, yapacağım diyerek ötelemeniz, almayacaksın dediğiniz halde ağladığında almasına izin vermeniz gibi bazı tutarlı olmayan davranışlar, problem davranışın güçlenmesinde en büyük etmenlerdendir. İlk olarak tutarlı olmanız şart. Bir şeye hayır diyorsanız -kızınız zarar verici davranışlar göstermiyorsa- asla geri adım atmamalısınız. Görmezden gelmeli ve pes edenin kızınız olmasını sağlamalısınız. Ev ortamında oldukça zor biliyorum ama bitirmek için maalesef başka çareniz yok. Kızınız sakinleştiğinde de hoşuna gidecek başka bir etkinlik ya da oyunla ödüllendirmelisiniz.

Eğer zarar verici davranışlar sergiliyor ise zarar vermesini engelleyici yollar bulmalısınız;

• Ortamdan uzaklaşmak,

• Sıkıca sarılarak (hiç konuşmadan) sakinleşmesini beklemek

• İstediği şey dışında hoşuna giden başka bir etkinliği yapmaya başlamak ve katılmasını beklemek,

• İlgi ve yeteneği dahilinde resim, müzik aleti çalma gibi aktif katılım sağlayacağı etkinlikler bulmak vb.

4 yaşında Yaygın Gelişimsel Bozukluk tanılı oğlum var.1 yıldır özel eğitim alıyoruz tek sözcük var ama cümle kurmuyor. 1ay önce aba eğitimine başladık ama o kadar hareketli ve inatçı ki asla komut almak istemiyor. sadece kendi isterse söyleneni yapıyor. Hocalarımız akademik olarak iyi durumda, algısı açık, ama problem davranışlarımız çok fazla, önce bunu halletmemiz lazım diyor. İşbirliği halinde olmaya çalışıyoruz, ama biz evde asla masa başında etkinlik gerçekleştiremiyoruz. Oyun halinde denedik, olumlu sonuç alamadık. Kararlı ve net bir tavır takındık, bunun sonucunda öfke ve ağlama krizleri ortaya çıktı. Ya bize yada kendine zarar veriyor. Tıkanıp kaldık, fikirlerinize ihtiyacımız var bu durumu nasıl çözebiliriz?

Kelimeleri birleştirip cümle/cümlelik yapabilmek için bol bol bağlam oluşturun lütfen. Ver, aç, kalk, gel gibi ifadeleri eklemek zorunda kalsın sonlara bol bol.

Size de İbrahim Diken hocanın DOĞAL ORTAMLARDA DİL BECERİLERİNİ GELİŞTİRME kitabını okumanızı öneririm.

Bunun yanında çok fazla dil girdisi verin ve söylediklerini genişletip kelimelerine etkilemeler yapın. Mesela uçak dediyse “Mavi bir uçak” diye genişletin. Ya da “Uçak uçuyor” gibi eklemeler yapın. Hemen olmayacak ama doğru şekilde uygularsanız, bu dil girdilerini zamanla kendisi de kullanmaya başlayacaktır. Oturma konusunda yine aynı şeyi söyleyeceğim. Neden oturmaya zorluyoruz ki ☺️ ben bir yetişkin olarak aynı yerde 10 dakikadan fazla oturamıyorum mesela 🙈 Kalkıyorum yürüyorum, su içiyorum, bir şey arıyorum vs. 4 yaşında bir çocuk ne kadar oturabilir ki? En fazla kaç dakika? Biraz çocuk merkezli çalışmanızı öneririm. İlgilerini takip edin. Onun ilgilendiği nesne üzerinden ortak dikkat kurun. Sonrasında oyunu ÖĞRETMEK İSTEDİĞİNİZ KAVRAMLA BAĞLANTILI bir eylem ya da davranışla genişletmeye çalışın. İlk etapta müdahaleye tepki gösterecek oyunu değiştirmek istemeyecek. Ama siz ne kadar eğlenceli hale getirirseniz sonrasında o kadar uzun süre ve kaliteli şekilde etkileşim zamanları geçireceksiniz.

Benim de 11 yaşında atipik otizm tanılı oğlum var. Kaynaştırma öğrencisi 5.sınıfa gidiyor 4.sınıfa kadar yaşıtlarıyla biraz geride olsa da sınıf olarak paralel bir şekilde ilerledik. Genel durumu iyi. Biraz açıklamam gerekirse; tek başına markete gidip istediği ufak tefek şeyleri alabilir, elindeki paranın ne kadara yeteceğini bilir. Öğretmeni bize “bilişsel darlık” var dedi. Bunu nasıl aşarız? Bunun yanında sürekli aklı telefon, televizyonda. Kapatıp elinden alacak olursam, nerdeyse yalvarıyor, ağlıyor, krize giriyor. Ben bazen kızıyorum, bazen tepkisiz kalıyorum. Ne yapacağımı bilemiyorum… Ders ödev deyince deliriyor, asla istemiyor eğitime çok tepkili… Bu konuda bana ne tavsiye edersiniz?

Sınıf düzeyi ilerledikçe çocukların somut işlemlerden soyut işlemlere geçmesi zaman zaman zor olabiliyor. Deyimleri anlama, matematikte bilinmeyen ifadeyi bulma gibi konuları somutlaştırarak materyal kullanarak öğretmek gerekiyor. Bu yolu kullanmalısınız sanırım öğretim için.

Bilişsel darlık diye bir terim yok. Bilişsel gerilik, bilişsel gecikme gibi bir ifadeden bahsetmiş olabilir belki öğretmeniniz. Bol bol tekrar ve somutlaştırma en iyi öğretim yolu.

Davranış problemlerine ilişkin olarak da kızmak doğru bir yöntem değil. Onun yerine vaktiniz daha aktif kullanacağı kutu oyunları, maketler gibi materyaller kullanın lütfen.

Derse tepki anlamadığı için oluşmuş olabilir. Eğlenceli hale getirin dersi. Masa başında yapmak zorunda değilsiniz. Motor aktiviteler katın derse. Zıplayıp ritmik sayma yapın, çömelip kalkarken mevsimleri söyleyin örneğin. Daha kalıcı öğrenecektir.

Oğlum 6 yaşında atipik otizmli. 3yaşında tanı aldı ama 5yaşında özel eğitime başladı. Malum pandemi sebebiyle o da bir ara epey aksadı. Asansör takıntısı oldum olası var. Ama bu sefer kapı takıntısı başladı ve bu konu bizi epey zorluyor. Kapıları defalarca açıp kapatıyor evde bozmadığı kapı kolu kalmadı neredeyse. Çok inatçı bir çocuk bize sürekli karşı geliyor. Karantina günlerinde onunla çok ilgilendim. İletişimi, konuşması açıldı. İsteklerini ifade edebiliyor. Kapı takıntısını söndürme konusunda bize bir tavsiyeniz var mı hocam? Yardımcı olursanız çok sevinirim. İlginiz için teşekkür ederim. İyi akşamlar…

İlk olarak yerleşmiş, kemikleşmiş problem davranışları söndürme konusunda son derece sabırlı ve kararlı olmanız gerektiğini unutmayın. Her vazgeçiş ve geri adım çocuğunuzun problem davranışı daha da güçlendirir. Bir kere başlıyorsanız sonuna kadar gitmelisiniz. Lütfen bu konuda kararlı olun.

Çocuğunuzdaki davranışı söndürmek için öncelikli olarak davranışı neden yaptığına bakmalısınız.

👉🏻 Zevk mi alıyor?

👉🏻 Davranışı yaptığında yanına gittiğiniz için ilginizi bu yolla mı toplamaya alıştı?

👉🏻 Sizi kızdırmak hoşuna mı gidiyor?

👉🏻 Nesnenin işlevini anlamadığı için kurcalıyor mu?

Gibi sebepleri olabilir. Bunu anlamak için öncelikle davranışı gözlemleyin ve sebebi anlamaya çalışın. Eğer sebep, merak ise kapı kolu gibi açılan hareket eden, çevrilen benzer işlevli oyuncaklar alın. Bunlarla oynarken kim o? Tık tık… gibi oyunlar oynayın.

Çocuğunuza görev verin “Haydi ablana kapıyı bugün sen aç” gibi. İşlevi ve ne zaman kapı kolunu çekmesi gerektiğini öğrenmeli çünkü.

Sebep Kızdırmak ya da ilgi çekmek ise, görmezden gelin ve çocuğunuzun sevdiği ilgilendiği bir oyuncak ile HEYECANLI VE COŞKULU ŞEKİLDE oynamaya başlayın.

❌ ONU ÇAĞIRMAYIN

❌ AAA BAK NE VARMIŞ DEMEYİN

✔️ KENDİ KENDİNE YANINIZA GELİP OYUNA KATILMASINI BEKLEYİN.

Sonra da pekiştirin ve birlikte oynamaya çalışın.

3,5 yaşında, kanat çırpma ve nesne sallama stereotipik hareketleri var. Duyu bütünleme alıyoruz fayda etmedi…

Çırpınma hareketi genellikle duygusal iniş çıkışlarda tepkileri kontrol edememe ile bağlantılı olan bir duyusal işlemlere bozukluğu olarak karşımıza çıkıyor. Nesneleri sallama ise görsel olarak yine görsel duyu konusunda bir arayış içinde olduğunu gösteriyor büyük ihtimalle.

Duyu bütünleme terapisi genellikle 6 ay sonunda etkisini tam olarak göstermeye başlayan bir terapi yöntemi. Derslerinize devamlı gitmeniz ve evde ödevlerinizi düzenli yapmanız çok önemli.

Çırpınma için heyecanlandığı zamanlarda hareketi yapmasına engel olacak bir eylem ya da nesne bulmalısınız. Kollarına bir miktar ağırlık bağlamak, ellerine sıkacağı ve oradan direnç alacağı oyun hamuru vb vermek gibi yani.

Ama öncelikle duyu bütünleme terapistinizin önerilerini uygulayın. Bu konuda Uzman olan ve çocuğunuzu daha iyi tanıyan o çünkü. Ben sadece genel öneriler sunabilirim.

Nesne sallama konusunda da görsel tarama arayışını azaltmak için hareket eden oyuncaklarla (pinpon toplarının zıpladığı yuvarlandığı örneğin) işlevsel oyunlar kurmalısınız. Hem hareketi takip edip görsel arayışını doyuracak hem de oyuncağın/ nesnenin işlevini öğrenmiş olacak.

Takip ve görsel arayış için aşağıdaki oyuncağı yapabilirsiniz. Kolaylıklar dilerim.

https://www.instagram.com/p/CGrTQiMjIL1/?igshid=pwbd3r7evh2u

guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments