İçeriğe geç

RÖPORTAJ – Zeynep’in Sihirli Dünyası

HAFTANIN RÖPORTAJI
Zeynep’in Sihirli Dünyası Otizm’in Rengi – Bu Hikaye MAVİ Bitecek

Bu haftanın konuğu Aynur hanım. Özel kızı Zeynep. Sayfasının tanıtımında şu şekilde ifade etmiş:

Amacımız tüm yaşadıklarımıza tanıklık edip empati kurabilmeniz. Giriş ve gelişmeyi benim yazdığım sonunu Zeynep’in yazacağı bir kitap olacak bu sayfa.

MAVİ bitecek bu hikâyeyi takip etmek istiyorsanız instagram’daki @zeynep_sihirli_dunya_otizm sayfasını takip edin.


Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
İsmim Aynur Aydeşkin. 38 yaşındayım. Bilgisayar programlama mezunuyum. Özel sektörde farklı alanlarda çalıştım. Zeynep’e otizm tanısı konulunca iş hayatıma son verip tamamen Zeynep ile ilgilenmeye başladım.
 
Çocuğunuzun teşhisi nedir, ne zaman teşhis kondu?
Teşhis atipik otizm, 2,5 yaşında tanı konuldu.
Teşhis konduğu zaman neler hissettiniz? Kabullenme ve aksiyona geçme süreciniz nasıl oldu?
Tanıyı aldığımızda hiçbir şekilde negatif, olumsuz düşünmedim. Çözüm odaklı düşünüp ilerleme sağlamak için neler yapmalıyım, onların araştırmasına girdim. İnternette araştırma gibi bir hataya düştüm. İnternette yalan yanlış çok fazla bilgi kirliliği var ve bunların Zeynep’i bana yabancılaştırdığını gördüm. Ve daha yolun başındayken tüm olumsuzluklara kendimi kapatıp tamamen Zeynep’e odaklanmaya karar verdim. Benim en iyi rehberim o, hiçbir çocuk birbirinin aynı değil. Hepsi ayrı bir karakter.
Tedavisi için neler yapıyorsunuz? Ne tip tedaviler uygulanıyor?
Prof. Dr. Ahmet Aydın ile 2 yıl glüten kazein diyeti uyguladık. Tanı konulur konulmaz hemen günde 3 saat kreşe göndermeye başladık ve rehabilitasyon merkezinde bireysel eğitime başladık. Algıları açılıp acı hissetmeye başlayınca diyeti sonlandırdık. Haftada 3 saat bireysel grup eğitimi devam ediyor ve devlet okulunda 2. sınıf kaynaştırma öğrencisi.
Bir gününüzü, bir haftanızı anlatır mısınız?
Sabah kalkıyoruz, o gün eğitim yoksa öğleye kadar kahvaltı, oyun, resim gibi aktiviteler yapıyoruz. Öğleden sonra okula gidiyoruz. Zeynep dersteyken ben de okulda bekliyorum. 2-3 ders kalıyor okulda. Ders bitimi eve geçiyoruz. Ödevler, oyun, kitap okuma. Uyku saatine kadar bu şekilde vakit geçiriyoruz. Eğitim günlerinde ise, sabah erkenden kalkıp eğitim merkezine gidiyoruz. Eğitim merkezimiz bize uzak. O nedenle erken çıkıyoruz evden ve kahvaltı yapmaya zamanımız olmuyor. Eğitim merkezine metro ve otobüs aktarmasıyla gidiyoruz. Yolda giderken kuruyemiş, meyve suyu, havuç yiyor. Eğitimden sonra okula geçiyoruz. Sonrası diğer günlerle aynı zaten. Hafta sonları hava güzelse parka çıkıyoruz, değilse bazen AVM oyun alanına gidiyoruz. Evde durmak istemiyor, dışarıyı gezmeyi çok seven sosyal bir çocuk Zeynep. Bense evi çok seven bir insanım. Bu konuda rolleri değişiyoruz, sanki Zeynep beni sosyalleştirmek için gelmiş gibi.
Çocuğunuzun eğitimi anlamında neleri iyi yaptınız, daha fazla neleri yapmanız gerekirdi?
Eğitim olarak maddi imkanlar dahilinde yapabildiklerimizin en iyisini yaptığımızı düşünüyorum. Daha fazlası ise sosyalleşme amaçlı olabilirdi. Zeynep atları çok seviyor mesela, at binicilik kulüplerine gidebilirdik veya havuza yüzmeye. Ama araştırma içindeyim, bulabilirsem götürmeyi planlıyorum.
Diğer özel gereksinimli çocuk sahibi ailelere mesajınız nedir?
Özel gereksinimli bireye sahip ailelere söyleyebileceğim; olumsuza kapılmasınlar, negatif düşüncelere kapılıp umutlarını kaybetmesinler. Anı yaşasınlar, çocuklarına odaklansınlar. Enerjilerini düşüren her tavır ve kişiden uzak dursunlar. Enerjilerini sadece çocuklarına harcasınlar.
 
Diğer normal çocuk sahibi ailelere mesajınız nedir?
Diğer ailelere söyleyebileceklerim ise; çocuklar ayrıştırmayı, ötekileştirmeyi bilmiyorlar ve çok merhametliler, tabii ki biz büyükler onları zehirlemezsek. Çocuklarına sevgi ve saygı aşılasınlar. Özel gereksinimli bir birey gördükleri zaman durup rahatsız edici bakışlarla bakmasınlar. Aslolan bu işte. BANA ÖYLE BAKMA…
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments