İçeriğe geç

Otizmde Anksiyete ve Takıntılı Davranışlar


Tuğba Şantürk
Okul Öncesi Öğretmeni
Instagram: @tugbasanturk




Anksiyete ile otizm arasında doğrudan bir bağlantı söz konusudur. Sosyal iletişim kurma noktasında sorunlar yaşayan ve dil gelişiminde yaşıtlarının gerisinde bulunan ya da konuşmanın gelişmediği otizmli çocuklarda anksiyetenin geliştiğini görmekteyiz. Klinik veriler otizmli okul dönemi çocuklarında ve ergenlerde anksiyetenin en sık gözlenen rahatsızlıklardan olduğunu göstermiştir. Yapılan bir diğer araştırmada yüksek işlevli otizmli çocukların normal gelişim gösteren çocuklarla karşılaştırıldıklarında otizmli çocukların normal gelişim gösteren çocuklara oranla daha fazla kaygılı oldukları gözlemlenmiştir. Aynı durum sosyal kaygı puanlarında da mevcuttur. Durum böyle olunca kaygı düzeyi yükselen otizmli çocukların beraberinde takıntılı davranışlar sergilediğini de görmekteyiz.

Otizmin tanımı yapılırken çoğunlukla üzerinde durulan iki önemli konu vardır. İlki iletişim problemleri diğeri ise tekrarlayan ve yineleyici davranışlardır. Biz bu tekrarlayan davranışları takıntılı davranışlarla ortak bir çizgide birleştirebiliriz. Tabi ki bu tanımı yaparken her otizmli bireyde takıntılı davranışlar mevcuttur diyemeyiz.  Fakat belli ortak durumlardan söz etmemiz mümkündür. Yaygın olarak gelişen durumlardan birkaçını şöyle sıralayabiliriz; öfke nöbetleri, saldırganlık, tekrarlayıcı davranışlar, uyku ve yeme sorunları, kişi, eşya ve durumlara karşı takıntılarını örnek olarak gösterebiliriz. Peki nedir takıntılı davranışlar?

Otizmli çocuklar bir konuyla aşırı ilgilenebilirler. Ayrıntılara aşırı takılabilirler. Belli bir konuyu takıntı haline getirebilirler. Otizmli bir çocuk sayılara, harflere, renklere, araba markalarına, araba plakalarına vs takılabilir. Bu durum ve konuları takıntı haline getirmiş bireyler gün içerisinde sürekli bunlardan konuşmak isteyebilir ya da vakitlerinin çocuğunu onlarla geçirmek isteyebilir. Engellendiklerinde de öfke nöbetleri geçirebilir ve saldırgan davranışlar sergileyebilirler.

Takıntılı davranışlara müdahale edilmemesi yani tedavi ile iyileştirilmeye çalışılmaması ileride daha büyük sorunlara neden olabilir. Takıntılar çocuk için vazgeçilmez bir hale gelmeden önce müdahale edilmesi çocuğun sosyalleşmesinde de son derece önemlidir. Tedavi sonrasında takıntılı davranışların tamamen ortadan kalkması durumu biraz zordur. Takıntılar kendini başka konularla göstermeye devam edebilir.  Değişikliklerden hoşlanmayan çocuklar için bu davranışları hemen değiştirmekte çok kolay değildir.  Bu davranışların bir uzman tarafından değerlendirilip tedavi edilmesi gerekebilir. Uzmanın çocuğun takıntılı davranışlarını listelemesi ve her bir davranışa karşı farklı bir davranış belirlemesi gerekir. Herhangi bir öfke nöbetine karşı çocuğun bu yeni davranışlara nasıl tepkiler vereceğinin de önceden aile ve yakın çevresi tarafından belirlenmesi gerekmektedir Ebeveynlerin bilinçli olmaları ve davranış sorunlarının giderilmesinde sabırlı olmaları son derece önemlidir.

guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments