İçeriğe geç

HAFTANIN RÖPORTAJI Ceylan Duran – Emir Kaan’ın Hikayesi

Instagram: @ceylan_duran91

Bu haftanın konuğu Ceylan hanım. Özel çocuğu Emir Kaan. Bir başarı hikayesi olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Emir Kaan’ın hikayesi. Ceylan hanımın tecrübelerinden süzülmüş çok önemli mesajlar barındıran röportajımızı sizlere sunuyoruz.
Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
Ben 28 yaşında bir ev hanımıyım. Çeşitli kurs aktivitelerine katılıp kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Açıköğretim Fakültesi sosyoloji bölümünü okuyorum. Toplum bilimini çok seviyorum bu gayeyle de olsa bu çocukları toplumun içinde çok kolay iyileşeceğine inanıyorum. Bunu kanıtlamak için çok uğraşıyorum. Çocuğumu sosyal ve sağ duyulu yetiştiriyorum. Otizmi toplum kabul ettikçe daha kolay iyileşecek. Kararlı ve uğraşmayı seven bir yapım var.

Çocuğunuzun teşhisi nedir, ne zaman teşhis kondu? Ne gibi belirtiler vardı?
Çocuğumda takıntılı davranışlar vardı. Tencere kapaklarını döndürüyordu. İsmine seslendiğimizde bakmıyordu, TV sesini duyduğunda koşarak televizyona gidiyordu. Yerde ne bulursa yiyordu. Çok dalgındı. Eve gelen gidenle ilgilenmezdi. Kendi etrafında saatler boyu dönerdi. Parmak uçlarında yürürdü.
 
Aile doktorumuzun önerisiyle psikiyatriye gittiğimizde otizm teşhisi konmuştu. Emir Kaan 2,5 yaşındaydı teşhis konduğunda.
 
Teşhis konduğu zaman neler hissettiniz?
Tarifsiz bir acı duydum. Çocuğunuzun en kıymetli hazinenizin otizm olduğunu duyuyorsunuz. Bir de suçluluk var, daha önce otizmi duydum ama çocuğumun öyle olmadığını düşünmüştüm.
Kabullenme ve aksiyona geçme süreciniz nasıl oldu?
İnternet’ten akşama kadar otizmi araştırmaya başlamıştım. Tabi süreci kolay kolay atlatamıyorsunuz, yaşadıkça olgunlaşıyorsunuz. Hayatınızda bir dönüm noktasında yaşıyorsunuz ve çevrenizdeki otizmli çocukları çok net bir şekilde görüyorsunuz. Toplum çocukların konuşmamasına o kadar takmış ki, size neden böyle bu çocuk, bir sorunu mu var diye, anlatmak istemesenizde anlattırıyorlar. Anlatınca da acıyorlar. Çocuğum için hiç tanımadığım bir kadından beddua aldım. Allah bilmiştir bu çocuğu böyle yapmış diye, bunları hiç bir zaman atlatamam. Çocuğum kocaman taşları bana verip denize attırıyor diye bir işletmenin önünden kovulmak, gelişim bozukluğu var çocukta diye söylediğinizde, ben öğretirim diyen kendini bilmez insanla çok uğraşıyorsunuz. Toplum bizim psikolojimizi çok bozuyor, aileler çocuklarına alışık, nasıl uğraşacağını bilir, iş dışlanan çocuklarını nasıl koruyacaklarında.

Tedavisi için neler yapıyorsunuz? Ne tip tedaviler uygulanıyor?
En iyi yolun teknolojiyi uzaklaştırmak olduğunu anladım.
 
Emir Kaan’daki en büyük etkilerden biri diyet olmuştu. Kazain ve gluten diyeti yaptırdım. Gaps kitabını internetten sipariş etmiştim. Ahmet Aydın’ında bu konularda kitap yayınladığını duydum, “Otizme Çözüm Var” kitabı. İkisinde de mantık aynı. İkinci beyin mide. Biz nasıl beslenirsek vücudumuz daha sağlıklı olur. Emir Kaan’da bağırsak mantarı da vardı, o süreçte de diyet vardı. Diyetle hem çocuğumun mantarı iyileşti, hem de bana döndü, algılaması açıldı.
 
Emir Kaan’ın bütün takıntılarını kontrol etmeye çalışmıştım. Hiç yanından ayrılmadan bütün gün onunla ilgilendim. Dışarıda vakit geçirmeyi çok seviyordu,  günümüz dışarıda geçiyordu. Bahçede toprak, su ve taşla oynamak onu rahatlatıyordu. Çoğu beceriyi yaptırmak için çok uğraştım, pes ettim, ama kendi istediği zaman hep başarılı oldu.
 
Aileye kabul ettirmek en zoruydu. Diyet ve teknolojiyi yasaklamam tepkiyle karşılanmıştı. Bütün yakınlarıma bunun gerekli olduğunu zorda olsa anlattım. Emir Kaan’daki değişimi görünce beni desteklediler. Eşimin bu süreçte bana inanması çok iyi gelmişti.
 
Bütün ailelere tavsiyem kararlı ve umut dolu olun. Umudunuza sahip çıkıp çocuğunuzu emin adımlarla iyileştirin. Siz iyileştirin, yanında sizin varlığınızı hissederse daha kolay atlatıyor. Emir Kaan’ı tam gün okula gönderebiliyorum artık. Okuldan sonra parkta vakit geçiriyoruz. Yanımda yemeğini taşıdığım için çocukların ellerinde ki şeylere gözü düşmüyor. Bundan dolayı akşama kadar parkta vakit geçiriyoruz. Rehabilitasyon, dil terapisti, duyu bütünlemeye severek gidiyoruz. Hepsi Emir Kaan’a kişilik katıyor ve onun yanında bende büyüdüğümü hissediyorum.
 
Eğitim anlamında Rehabilitasyonumuz çok iyiydi. Oyun odaklı çalışan bir sistemleri vardı, çok çabuk adaptasyon olmuştu. RAM’ın bizi yönlendirdiği okulda bir sene geçirmekte hata yapmıştım. Okul Emir Kaan’ı sadece toplanma saatinde okulda tutuyordu. Bir sene dil dökmüştüm yinede yarım gün bile almamışlardı. Bir sene boyunca okulun alacağını düşünmekle hata yaptığımı görüyorum. Şuan gittiği okula o zaman gitseydi nasıl olurdu demekten kendimi alıkoyamıyorum.
 
Okul seçerken benim çocuğumu dışlayıp dışlamadıklarına baktım.  İlkokuldaki olumsuzluklar beynime o kadar işlemişti ki kopma noktaları çok oldu. Rehabilitasyon öğretmeni gelip okula, çocuğu gözlemleyip onları sakinleştirmeseydi bizde bu durumlara gelmiş olmazdık. Sabır bazı lafları duymamak ve umursamamak. Çocuğum durumunu anlatamıyordu, çok endişeliydim. Şimdi anlatıyor yine endişeliyim. Normal çocukların aileleri de endişeli, bütün çocuklar ısırma, düşme, yaşıt şiddeti, hepsine maruz kalıyor.  Eskiden daha duygusaldım, hepsini öğrenecek öğrenmeli diye bıraktım. Her zaman ben yanında olmayacağım, kendini korumayı öğrenmek zorunda.

Emir Kaan’ın şu an ki durumu nasıl?
Emir Kaan şu an 5,5 yaşında, iyi durumda. % 80’lik süreç başarıyla atlatıldı. Motor becerileri ve dilde söyleyemediği harfler var, onu yoğun şekilde halletmeye çalışıyorum. Duyu bütünlemeye başladım bu süreçte, onunla bu sürecin hızlanacağını düşünüyorum.
 
Diğer özel gereksinimli ailelere mesajınız nedir?
Hakkınızı aramaktan hiç vazgeçmeyin bizim duygu zayıflıklarımızla oynuyorlar. Bütün okulları araştırın ve doğru okulu bulmaya çalışın. Metabolizmaya gidin çocuğunuzun sağlık problemlerini halledin, sonra eğitimin işe yarayacağını göreceksiniz. Doğru rehabilitasyon çok önemli hiç araştırmaktan bıkmayın. Bir kişinin çocukla ilgilenmesi şart, anne ya da baba, hanginiz olursa umudunuzu hep canlı tutup elinizden geleni yapın lütfen rica ediyorum. Onları dünyaya biz getirdik ve onlar için mücadele edip hiç yılmadan iyileştireceğiz.
Diğer normal çocuk sahibi ailelere mesajınız nedir?
Normal çocuğu olan ailelere tek diyeceğim, virüs değil bu hastalık, uzun süre çabalamakla iyileşebiliyor. Otizmli bir çocuk gördüğünde, çocuğunu ondan kaçırma, çocuğuna söyle, ona oynamayı öğretsin. Hayat bu, kimin başına geleceği belli mi olur..

BİZE ACIMAYIN, BİZİ ANLAYIN…
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments