İçeriğe geç

Ben Bir Babayım

Fatoş Karaoğlu
Instagram: 
@_fatos_karaoglu_
fts.karaoglu44@gmail.com





Bir baba ne ister? Bu sorunun cevabı çok bellidir. Mutlu, sağlıklı, neşeli, akıllı bir çocuk yetiştirmek.. Lakin sonuç hiçbir zaman istediğimiz gibi olmaz. Çünkü istediklerimiz bazıları bazen istemeden eksik kalabilir. Bir babayım ben.. Otizmin, ruhuma yaralar bıraktığı bir baba.. Evladının, dünyasından men edilmiş bir baba.. Ve evladımın, gözüme bakarak “baba” demesi için canını verecek bir baba..

Sanki evladımın etrafındaki camdan bir duvar var. Onun dünyası ile bağıntı kurmamızı istemiyor. Evladıma dokunamıyorum, sarılamıyorum, sakallarımı yanaklarına sürerek sevemiyorum. Çocuğumun canı yanınca göz yaşları karşısında sarsılıyorum. Çünkü neyin canını yaktığını bilmiyorum. Sadece yüreğimde oluşan bir acı kaosu, bedenimde tarifi imkansız bir ağrıya dönüşüyor. Bazen geceler boyunca ağlayan evladım için uyumuyor ve çareler arıyorum. İşte otizmin, herkesin yaşıyorum sandığı çaresizliği bana kat kat yaşatıyor..

Evladımın kendi içinde kurduğu kendi dünyasına, bizim dünyamızdan kimseyi almadığını fark ettiğim gün, hayatla yeniden savaşmaya başladığım gün oldu. O gün evladımın küçücük omuzlarında duran kocaman yükü tek başına taşıyamadığını hissettiğim gün oldu. Bütün evlatların her zaman babalarına ihtiyacı vardır. Lakin o gün otizmli evladımın bana daha çok ihtiyacı olduğunu öğrendiğim. Biliyorum hiç kolay olmayacak ama yapmam gereken en önemli görev, evladımı bizim dünyamıza katabilmek için otizmle mücadele etmek..

Biliyorum, diğer çocuklarım için ayırdığım vakitlerin büyük bir kısmını otizmli evladım için kullanıyorum. Bu zorunluluktan değil, onu bu dünyaya hazırlamak istediğimden. Ben aynı zamanda hayat için mücadele ederken, otizm bilmeyen birçok kişi evladıma: sağır, rahatsız, aptal, deli muamelesi yapması, beni bir kere daha yıkıyor. O zamanlarda anlıyorum ki otizm içimde kapanmayan, her daim acı veren bir yara olmuş. Ne olursa olsun evladım için yaramı sarmayı ve yılmadan tekrar ayağa kalkmam gerektiğini öğreneceğim..

En acısı da otizmli evladımı bir gün yalnız bırakırsam korkusu. Dünya onu kabullenmeyi öğrenemeden, hayatın adil olmayı unuttuğu bir zamanda evladımı yalnızlık uçurumunun kenarında tek başına bırakmak zorunda kalmaktan korkuyorum. Bu dünyaya veda etmeden önce tek isteğim; otizmli çocukların çok farklı olmadığı, bu koca dünyada onlarında yeri olduğu, herkes ile aralarındaki farkı görmemek için farklı bakılmaması gerektiğinin öğrenilmesini istiyorum..

Bütün otizmli çocuklar, bütün özel çocuklar ve onların fedakarlık yapan anne ve babaları; asla yalnız olduğunuzu düşünmeyin. Çünkü biliyorum ki; biz pes edersek umut çiçeklerinin üzerine güneş doğmaz. Eğer biz pes edersek yüreğimizdeki serçe kuşlarımız kanatsız kalır…

guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments